Tarih: 20.12.2025 23:51

Batman, Gercüş Becirman’dan ,Siirt, Baykan Bilvanis’e Uzanan Kutlu Bir Soy

Facebook Twitter Linked-in

Anadolu'nun manevi haritasında derin izler bırakan Becirman, Bilvanis ve Menzil hattı; sadece bir göç güzergâhı değil, yüzyıllara yayılan bir irfan, seyyidlik ve tasavvuf mirasının da adıdır. Siirt'in Baykan ilçesine bağlı Bilvanis Köyü, Batman'ın Becirman (Vergili) Köyü ve Adıyaman'daki Menzil, bu kutlu silsilenin en önemli durakları arasında yer alır.
Becirman: Vergisiz Köyün Hikâyesi
Kaynaklara ve sözlü geleneğe göre miladi 1100'lü yıllarda Becirman'a gelen Seyyid Bilal (Seyyid Bilale Kal), seyyid olması ve halk arasında yaydığı barış, kardeşlik ve sevgi anlayışıyla büyük hürmet görmüştür. 

Osmanlı döneminde de bu saygı sürmüş; seyyidlik hasebiyle kendisinden vergi alınmaması, köyün "vergisiz" anlamına gelen Becirman adıyla anılmasına vesile olmuştur.
1132–1212 yılları arasında yaşadığı belirtilen Seyyid Bilal'in; ömrünün bir bölümünü Kerbela'da geçirdiği, 1154 yılında Bağdat'tan Hasankeyf sancağına bağlı Vergili (Becirman) köyüne göç ederek burada vefat ettiği aktarılmaktadır. Rivayetlere göre, sağladığı birlik ve huzur sebebiyle Sultan II. Abdülhamid döneminde de köyün vergiden muafiyeti teyit edilmiştir.
Seyyid Aliyye Sâni ve Bilvanis'in Doğuşu
Becirman soyunun önemli halkalarından Şeyh Aliyye Sâni (kuddise sırruhu), yöreyi gezerek Benanis olarak bilinen yeri beğenir. Dönemin ileri gelenlerinden Fetah Bey'in de izniyle buraya yerleşir ve köyün adını Bilvanis olarak değiştirir. Bilvanis'te ilk icraatı bir cami inşa etmek olur; caminin duvarları yükselmeye başlar ve köy kısa sürede bir irfan merkezi hâline gelir.
Üçe Ayrılan Soy: Seyyid Amer, Şeyh-Seyyid Kal ve Seyyid Xelef
Becirman Seyyidlerinden Bilvanis'e yerleşen Seyyid Aliyye Sâni'nin soyu üç kola ayrılır:
Seyyid Amer (Şeyh Ahmet kolu):
Kozluk Derşevan, Raşedere ve Gündenü köylerinde yaşamış; topraklarını Aliyye Unus'a satarak Beşiri, İstanbul ve Diyarbakır'a göç etmişlerdir.
Şeyh-Seyyid Kal kolu:
Bilvanis, Baykan, Veysel Karani, Taroniye, Cefan, Zokamır, Bitlis, Batman, Kozluk ve Menzil başta olmak üzere geniş bir coğrafyada yaşamaktadırlar.
Seyyid Xelef (Melefe Seyyidleri):
Bu kol, tarihsel anlatımları ve yerleşim hikâyesiyle öne çıkar.
Melefe Seyyidleri ve Tuz Kuyularının Sırrı
1600'lü yıllarda, Kozluk Golemasiye köyünde yaşayan ve aslen Bilvanis doğumlu olan Seyyid Xelef'in çocukları, Melefe bölgesinde izi kaybolmuş tuz kuyularını bulup çıkarır. 

Bunun üzerine bölgenin ileri gelenleri Melefe'yi onlara tahsis eder. Böylece Melefe Seyyidleri, günümüze kadar Kozluk Tuzlagözü (Melefe) merkezli olarak varlıklarını sürdürür.
Melefe'deki ilk cami, Şeyh-Seyyid Süleyman (Şexo) tarafından yaptırılır. 

Seyyid Xelef'in çocukları olan Seyyid Mehmet, Seyyid Amer, Şeyh-Seyyid Süleyman ve Seyyid Aran'ın kabirleri bugün de Melefe köyündedir.

 Bu kolun günümüzde Batman, Veysel Karani, Beşiri, Diyarbakır, Bursa, İstanbul, Adıyaman ve Menzil'de yaygın olduğu; nüfuslarının yaklaşık 20 bin civarında bulunduğu ifade edilmektedir.
Göç Yolu: Hicaz'dan Anadolu'ya
Melefe Seyyidlerinin anlatılan göç güzergâhı, bu manevî yolculuğun genişliğini gözler önüne serer:
Mekke – Medine – Kerbela – Necef – Bağdat – Musul – Cizre – Hasankeyf – Becirman – Zok – Bilvanis – Golemasiye – Melefe.
Keramet Rivayetleri ve Hafızalarda Kalan İzler
Sözlü kültürde aktarılan rivayetlere göre; Şeyh Aliyye Bağdadi ile Şeyh Aliyye Sâni arasında geçen keramet anlatıları, Bilvanis ve çevresinde hâlen dilden dile aktarılmaktadır. Şehde Ağacı etrafında gerçekleştiği anlatılan bu buluşmalar, bölgenin manevî hafızasında derin izler bırakmıştır. Bugün dahi, "ayağını bastığı taşın oyulduğu" rivayet edilen kaya parçasının varlığından söz edilmektedir.
Sonuç :
Becirman'dan Bilvanis'e, Melefe'den Menzil'e uzanan bu soy zinciri; yalnızca bir nesep anlatısı değil, Anadolu'nun manevî dokusunu şekillendiren bir irfan yolculuğudur. Vergisiz köylerden, tuz kuyularını bulan seyyidlere; cami inşa eden şeyhlerden, günümüze uzanan geniş ailelere kadar bu hikâye, Siirt ve çevresinin neden güçlü bir tasavvuf geleneğine sahip olduğunu açıkça göstermektedir.
Bu miras, sadece geçmişin hatırası değil; bugün de Baykan, Bilvanis, Veysel Karani ve Menzil hattında yaşayan binlerce insan için kimlik, aidiyet ve manevi süreklilik anlamı taşımaktadır.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —