Bölgenin Manevi Mimarlarından: Şeyh Halil Becirmanî Hazretleri'nin İlim ve İrşad Dolu Hayatı
Deywan'dan (Sümer) Yükselen Bir İlim ve Hikmet Ocağı
Mardin'in Dargeçit ilçesine bağlı Deywan (bugünkü adıyla Sümer) köyü…
Yıllarca ilim, irfan ve hikmetin merkezi olan bu mütevazı yerleşim, bir büyük âlimin izleriyle adeta bir medrese kimliği kazandı.
Şeyh Halil Becirmanî (k.s.), sadece bir din âlimi değil; aynı zamanda bölgenin sosyal huzuruna yön veren, aşiretler arası barışın mimarı, halkın derdine derman olan bir irşad önderi olarak hafızalara kazındı.
Köklü Bir Nesil: Seyyid Bilal'e Dayanan Bir Soy
Şeyh Halil Becirmanî Hazretleri'nin kökleri, İslam tarihinin en çalkantılı dönemlerinden birine uzanıyor.
Ailesinin soyu, 1258 yılında Moğol istilası sonrası Bağdat'tan göç ederek Becirman köyüne yerleşen Seyyid Bilal'e dayanıyor.
Bölgedeki birçok seyyid ailesinin bu kökten geldiği ifade edilirken, Becirman seyyidleri özellikle Cizre, Mardin, Siirt ve çevresinde geniş bir nüfuza sahip olmuştur.
İlimle Yoğrulan Bir Ömür: Babasından Başlayan Yolculuk
1916 yılında Batman'ın Gerçüş ilçesine bağlı Bilaxşe köyünde dünyaya gelen Şeyh Halil Hazretleri, ilim yolculuğuna babası Şeyh İbrahim'in yanında başladı.
Şeyh İbrahim, sadece fıkıh değil, aynı zamanda astronomi alanındaki bilgisiyle de tanınan önemli bir âlimdi.
Bu güçlü ilmi miras, Şeyh Halil'in karakterini ve ilmi kişiliğini şekillendirdi.
Henüz genç yaşta babasını kaybeden Şeyh Halil, ilim yolculuğunu bırakmadı; aksine daha da derinleştirdi.
Cizre'de Tamamlanan İlim ve Alınan İcazet
Hayatının dönüm noktası, Cizreli büyük âlim Şeyh Seyda ile tanışması oldu.
Onun davetiyle Cizre'ye giderek ilmini tamamladı.
Burada dönemin önemli âlimlerinden ders aldı:
Molla Abdullah
Molla Süleyman
Molla Mahmud
Kısa sürede dikkat çeken Şeyh Halil, önce ilmi icazetini, ardından 1953 yılında tasavvuf icazetini alarak hem zahiri hem batıni ilimlerde yetkin bir isim haline geldi.
Deywan'da Bir Medrese, Bir İlim Merkezi Kurdu
Cizre'deki eğitimini tamamladıktan sonra Deywan köyüne yerleşen Şeyh Halil Becirmanî, burada:
Bir cami
Yanına bir medrese
inşa ederek bölgeyi adeta bir ilim merkezine dönüştürdü.
Medrese kısa sürede çevre illerden talebe çeken bir ilim yuvası haline geldi.
Batman, Siirt, Cizre ve Bitlis'ten gelen öğrenciler burada yetişti.
Sadece Âlim Değil, Aynı Zamanda Bir Barış Elçisiydi
Şeyh Halil Hazretleri'nin en dikkat çeken yönlerinden biri, aşiretler arası barışta oynadığı roldü.
Bölgedeki kan davaları ve anlaşmazlıklarda:
Tarafları bir araya getirir
Daha cenaze defnedilmeden barışı sağlardı
Onun ikna kabiliyeti ve hikmetli dili sayesinde birçok kan davası son buldu.
Bu yönüyle sadece dini değil, toplumsal bir lider olarak da öne çıktı.
Sofrası Açık, Gönlü Zengin Bir Âlim
Halk arasında sıkça dile getirilen bir söz vardı:
"Şeyh Halil'in hem sohbeti hoş, hem de yemekleri hoştur."
Evi adeta bir misafirhane gibiydi.
"Tor" olarak bilinen bölgede, onun sofrasından yemek yemeyen neredeyse yoktu.
Âlimler, şeyhler, köylüler…
Herkes onun divanında buluşur, hem ilim hem muhabbet kazanırdı.
Farklı İnançlardan İnsanların da Saygısını Kazandı
Şeyh Halil Becirmanî'nin etkisi sadece Müslüman toplumla sınırlı kalmadı.
Bölgedeki Süryani cemaati ve kilise papazları dahi onun barışçıl çalışmalarını takdir etti.
Vefat ettiğinde, taziyesine farklı inançlardan insanların katılması, onun ne denli kapsayıcı bir şahsiyet olduğunun en açık göstergesi oldu.
İlim ve Tasavvufta Disiplin: Gerçek Hilafet Anlayışı
Şeyh Halil ve dönemin diğer âlimleri:
İlmi derinlik
Takva
Zühd
üzerine kurulu bir hayat sürüyordu.
Hilafet, ancak ilmi ve ahlakı yeterli olanlara verilirdi.
Maddi zenginlik değil, manevi olgunluk esas alınırdı.
Kendisi bu kadar büyük bir şahsiyet olmasına rağmen bir arabasının dahi olmaması, onun dünyaya bakışını açıkça ortaya koymaktadır.
Bediüzzaman'a Muhabbeti ve İlme Bağlılığı
Şeyh Halil Hazretleri, Bediüzzaman Said Nursî'ye büyük bir sevgi beslerdi.
Kütüphanesinde Risale-i Nur eserleri bulunur ve zaman zaman mütalaa ederdi.
Bu durum, onun farklı ilmi ekollere açık, geniş ufuklu bir âlim olduğunu göstermektedir.
On Binlerin Uğurladığı Büyük Âlim
2002 yılının Şubat ayında, Cuma namazını kıldırdıktan kısa süre sonra vefat eden Şeyh Halil Becirmanî Hazretleri, arkasında derin bir iz bıraktı.
Cenazesine:
On binlerce insan katıldı
Bölgedeki birçok dükkân kapandı
Yurtiçi ve yurtdışından yoğun katılım oldu
Bu kalabalık, onun halk üzerindeki etkisinin en somut göstergesi olarak hafızalara kazındı.
Geride Kalan: Bir Miras, Bir Yol, Bir İrşad Geleneği
Şeyh Halil Becirmanî Hazretleri;
İlmiyle yol gösteren
Hikmetiyle gönüllere dokunan
Barışla toplumları birleştiren
bir irfan önderi olarak yaşamını tamamladı.
Bugün hâlâ Deywan (Sümer) köyü, onun kurduğu ilim ve irşad geleneğinin izlerini taşımaya devam ediyor.