İslam dünyasının mümtaz şahsiyetlerinden, ilim ve irfan geleneğinin Anadolu'daki güçlü sesi Seyyid Vasıf Geylani Efendi, 2018 yılında Hakk'a yürüdü. Hayatını İslam'a hizmete ve kardeşliğe adayan Geylani Efendi'nin vefatı, sevenleri ve talebeleri arasında derin bir hüzne yol açtı.
Ehl-i Beyt soyuna dayanan ve Abdulkadir Geylani Hazretleri'nin neslinden gelen Seyyid Vasıf Geylani Efendi, ilmi ve manevi bir iklimde neşvünema buldu. Babası, bölgenin tanınmış alimlerinden Şeyh Seyyid Muhammed Sıddık Geylani Hazretleri'nin rahle-i tedrisinden geçerek yetişen Geylani Efendi, kökleri Bağdat'tan Suriye'ye, oradan da Siirt'in Kurtalan (Erzen) bölgesine uzanan kadim bir medrese kültürünün temsilcisiydi.
Tevazuuyla bilinen Geylani Efendi, kendisine atfedilen fevkaladelikleri her zaman reddederek ilmi ön plana çıkarmıştır. Hafızalara kazınan şu sözü, onun hakikat anlayışını özetler nitelikteydi:
"Kim benim için 'Vasıf keramet gösteriyor' derse inanmayın. Fakat 'Vasıf Geylani Seyyiddir ve dört mezhebe göre fıkıh konusunda uzmandır' derse buna inanabilirsiniz."
Geylani Efendi, sadece medresede değil, hayatın tam merkezinde yer aldı. Doğu ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere, Türkiye'nin dört bir yanında irşad faaliyetleri yürüttü. Kan davalarının sonlandırılması, küslerin barıştırılması ve toplumsal birliğin tesisi için "bila bedel" (karşılıksız) çalışmayı bir hayat düsturu edindi.
Her dönem siyaset dünyasının kapısını çaldığı bir isim olmasına rağmen, o her zaman mesafesini korudu. Yanına gelen siyasetçilere yönelttiği, "Millet için koltuk sevdasından vazgeçebilir misin?" sorusu, onun makam ve mevkiden ziyade millete olan sadakatinin bir nişanesi olarak kaldı.
İlmi derinliğinin yanı sıra edebi kişiliğiyle de bilinen Geylani Efendi, Peygamber Efendimiz'e (S.A.V) olan sevdasını "Bülbülü Şeyda" gibi naatlarla dile getirdi. Türk, Kürt ve Arap toplumlarını bir arada tutan ümmet bilincini her daim canlı tuttu ve ırkçılığı "Müslümanlar arasına sokulmuş bir fitne" olarak niteledi.
Seyyid Vasıf Geylani Efendi, geride binlerce talebe ve gönüllerde iz bırakan bir manevi miras bırakarak aramızdan ayrıldı. Merhuma Allah'tan rahmet; kederli ailesine, talebelerine ve tüm İslam alemine sabır ve başsağlığı dileriz.