Tarih: 11.01.2026 23:57

Hakikatin İzinde Bir Medya Eleştirisi Mostar’dan Medyaya Düşülen Not: Gerçeği Gösteren Yol

Facebook Twitter Linked-in

Hakikatin İzinde Bir Medya Eleştirisi
Mostar'dan Medyaya Düşülen Not: Gerçeği Gösteren Yol


"Medyanın hakikatle pek işi olmaz. Bir medyanın yapabileceği belki en önemli şey; hakikate giden yolu işaret edebilme kabiliyetidir."


— İsmail Kılıçarslan
Ocak 2026 tarihli Sayı 251 ile okur karşısına çıkan Mostar, Türkiye'de medyanın rolünü tartışmaya açan güçlü bir perspektif sunuyor. 

Kapakta yer alan bu çarpıcı cümle, yalnızca bir tespit değil; aynı zamanda gazeteciliğin ahlaki pusulasına dair açık bir çağrı niteliği taşıyor.


Medya Hakikatin Sahibi mi, Yol Göstericisi mi?
Mostar'ın bu sayısı, medyayı "hakikatin tek temsilcisi" olarak konumlandıran iddialı yaklaşımlara mesafe koyuyor. 

Kılıçarslan'ın ifadesiyle medya, çoğu zaman hakikatin kendisiyle değil; görünürlük, hız ve etkiyle meşgul. 

Ancak bu durum, medyanın bütünüyle işlevsiz olduğu anlamına gelmiyor. 

Aksine, en kıymetli işlev tam da burada başlıyor: hakikate giden yolu işaret edebilmek.


Sorumluluk ve Sınırlar
Günümüz medya ikliminde bilgi bolluğu kadar bilgi kirliliği de belirleyici. 

Haber hızının doğruluğun önüne geçtiği, algoritmaların editoryal kararları şekillendirdiği bir dönemde gazetecinin asli sorumluluğu daha da netleşiyor:
Hakikati mutlaklaştırmak yerine, doğrulanabilir ipuçları sunmak,
Okuru yönlendirmek yerine, düşünmeye sevk etmek,
Gürültü üretmek yerine, iz sürmeyi mümkün kılmak.
Mostar'ın yaklaşımı, bu sorumluluğu teorik bir çerçevede bırakmıyor; pratik bir duruş öneriyor. Dergi, "hakikat iddiası"nın kibirli bir söylem olabileceğini hatırlatırken, işaret etme eylemini mütevazı ama etkili bir gazetecilik erdemi olarak öne çıkarıyor.


Eleştirel Medya Okuryazarlığına Davet
Bu sayı, yalnızca medya profesyonellerine değil, okura da sesleniyor. 

Okurun, sunulan bilgiyi nihai gerçek olarak değil; hakikate açılan bir kapı olarak görmesi gerektiğini vurguluyor. Böylece medya–okur ilişkisinde tek yönlü bir aktarım yerine, sorgulayıcı bir ortaklık öneriliyor.
Sonuç
Mostar'ın Ocak 2026 sayısı, medyanın sınırlarını dürüstçe kabul eden; buna karşın etkisini küçümsemeyen bir çizgi ortaya koyuyor. Kılıçarslan'ın cümlesi, bugünün medya tartışmalarına net bir ölçü bırakıyor:
Medya hakikatin sahibi değil; ama ona giden yolu gösterebildiği ölçüde anlamlı.
Bu duruş, popülerliğin değil, sorumluluğun peşinde bir gazetecilik anlayışının altını çiziyor.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —