Tarih: 03.03.2026 05:19

Ohin’in Sessiz Âlimi: Şeyh Asım El-Ohinî’nin İlim, İrfan ve Hizmet Dolu Ömrü

Facebook Twitter Linked-in

Ohin'in Sessiz Âlimi: Şeyh Asım El-Ohinî'nin İlim, İrfan ve Hizmet Dolu Ömrü


Bitlis'in Ohin (bugünkü adıyla Yukarı Ölek) bölgesi, asırlardır gönül sultanlarıyla anılan müstesna bir ilim ve irfan merkezi olarak biliniyor. 

Bu silsilenin son dönem temsilcilerinden biri olan Şeyh Muhammed Asım Efendi (k.s.), hem zahiri ilimdeki derinliği hem de tasavvufi terbiyedeki istikrarıyla bölge halkının hafızasında müstesna bir yer edindi.


1922'de Başlayan Bir İlim Yolculuğu


Hicri 1341, Miladi 1922 yılının Mart ayında Ohin'de dünyaya gelen Şeyh Muhammed Asım Efendi, Şeyh Alaeddin Hazretleri'nin üçüncü oğludur.

 İlk tahsilini ve icazetini babasının yanında tamamladı. Tasavvufi eğitimini de yine babasının dizinin dibinde aldı.


Babası vefat ettikten sonra vasiyet üzerine ağabeyleriyle birlikte Şeyh Mahmud-i Karaköyî'ye intisap etti. Ağabeyleri hilafet alırken kendisi alamadan şeyhi vefat etti. 

Ancak silsile işaretiyle bu kez Hazret'in torunu olan Şeyh Takıyyüddin'e intisap etti ve buradan hilafet aldı.

 Böylece Ohin mektebinin irşad halkasında aktif bir rol üstlendi.


"Sen Beni Çağırdın Ya…"


Bölgede anlatılan menkıbeler, onun manevi derinliğine işaret eden örneklerle dolu. Van'ın eski müftülerinden Şeyh Muhammed Kasım Arvâsî'nin aktardığı hatıra bunlardan biri:
Diyarbakır'da hastanede yattığı dönemde içinden, "Keşke Allah'ın salih bir kulu gelse de biraz rahatlasam" diye geçirir.

 Kısa bir süre sonra Şeyh Asım Efendi bir talebesiyle ziyarete gelir. Sohbet eder, gönlünü ferahlatır.

 Çıkarken, "Buraya kadar zahmet ettiniz" denildiğinde, tebessüm ederek şu cevabı verir:


"Sen beni çağırdın ya…"


Bu ve benzeri rivayetler, halk nezdinde onun "kalbi açık, hâli derin" bir mürşid olarak anılmasına vesile oldu.


İlmi Derinlik ve Sade Hayat


Şeyh Asım Efendi, ilmiyle amel etmeyi esas alan bir çizgiye sahipti. "Amelsiz ilim insanı azgınlığa sürükler" nasihatini sıkça dile getirir, sünnet-i seniyyeye titizlikle riayet edilmesini öğütlerdi.


Şafiî mezhebi üzerine fetvalar verdiği, ilimde mütebahhir (derinleşmiş) olduğu aktarılır.

 Çok az konuşur, soru sorulmadan konuşmamaya özen gösterirdi. 

Ancak soru sorulduğunda son derece özlü ve isabetli cevaplar verirdi.


Kur'an kıraatinde tertil ve tecvide verdiği önem dikkat çekicidir. Güzel Kur'an okuyuşunu babası Şeyh Alaeddin'den öğrendiği ifade edilir.


Eğitim Hizmetleri ve Yetiştirdiği Talebeler


Nakşibendi tarikatı üzere irşad faaliyetlerinde bulunan Şeyh Asım Efendi, sadece manevi terbiyeyle değil, kurumsal eğitim faaliyetleriyle de ön plana çıktı.


Ailesiyle birlikte Bitlis, Siirt, Muş, Mardin ve Manisa illerinde yatılı eğitim müesseseleri kuruldu. Yüzlerce talebe yetiştirildi. 28 halife ve çok sayıda talebe yetiştirdiği ifade edilmektedir.


"Birketü'l-Kelimat" isimli, Sâdât-ı Nakşibendiyye'yi anlatan bir eserinin bulunduğu da kaydedilmektedir.
Ailesi
Şeyh Muhammed Asım Efendi'nin üç âlim ve fazıl oğlu ile iki saliha kızı olduğu belirtilmektedir. Ailesi de ilim ve hizmet geleneğini sürdürmektedir.


Vefatı ve Ardından


11 Temmuz 2011 tarihinde rahatsızlanarak Bitlis Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. 

Beyin kanaması teşhisi konuldu. 12 Temmuz 2011 sabaha karşı, 92 yaşında Hakk'ın rahmetine kavuştu.


Cenazesi, sel gibi akan kalabalıkların katılımıyla büyük bir hüzünle defnedildi.

 Siirt, Adıyaman, Diyarbakır, Muş, Batman ve Van başta olmak üzere birçok ilden kanaat önderleri, siyasetçiler, bürokratlar ve vatandaşlar cenazeye iştirak etti.


Ohin'de, ağabeylerinin yanına defnedilen Şeyh Asım El-Ohinî, bugün hâlâ bölgenin önemli manevî şahsiyetleri arasında anılmaya devam ediyor.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —