Tasavvufun derin hikmetini ve insanı incitmemeyi esas alan yüksek ahlâk anlayışını yansıtan bu dizeler, yüzyıllardır gönüllere rehber olmaya devam ediyor. "Hiç kimseye hor bakma, incitme gönül yıkma" çağrısıyla başlayan mısralar; insanın nefsini sorgulamasını, her işte ilahi bir hikmet bulunduğunu hatırlatıyor.
Bu güçlü mesaj, yalnızca bireysel bir nasihat değil; toplumsal barışın, hoşgörünün ve kardeşliğin de temelini oluşturuyor. Her sözde nasihat, her nesnede ziynet ve her işte ganimet olduğunu vurgulayan bu anlayış; sabrı, teslimiyeti ve tevekkülü merkeze alıyor.
Siirt, yalnızca doğal güzellikleri ve yöresel ürünleriyle değil; aynı zamanda bu tür derin anlamlar taşıyan manevi mirasıyla da öne çıkan kadim bir şehir. Tasavvufi irfanın ve gönül terbiyesinin günlük hayata yansıdığı bu coğrafyada, "Mevlâ görelim neyler, neylerse güzel eyler" anlayışı adeta bir yaşam felsefesi olarak yaşatılıyor.
Bu bakış açısı; üretimde, ticarette ve insan ilişkilerinde de kendini gösteriyor. Emek, alın teri ve helal kazanç anlayışı, Siirt'in yerel değerleriyle bütünleşiyor.
Siirt Ürünleri Tanıtım Derneği yetkilileri, Siirt'in tanıtımında yalnızca ürün çeşitliliğine değil, bu ürünlerin arkasındaki kültürel ve manevi birikime de dikkat çekiyor. Dernek tarafından yapılan değerlendirmelerde; bir şehrin gerçek tanıtımının, onun ruhunu ve değerlerini anlatmakla mümkün olduğu vurgulanıyor.
Yetkililer, "Siirt'i anlatırken sadece fıstığını, balını, bıttım sabununu değil; bu toprakların insan anlayışını, gönül zenginliğini ve 'neylerse güzel eyler' teslimiyetini de anlatmak istiyoruz" ifadelerini kullanıyor.
Bu anlamlı dizelerle verilen mesaj açık: İnsan incitmeden, hor görmeden, nefsine yenilmeden yaşamalı. Çünkü her işte bir hikmet, her sonuçta bir güzellik vardır. Siirt'in kültürel duruşu da tam olarak bu anlayış üzerine inşa ediliyor.
Şehir, hem maddi üretimini hem de manevi mirasını geleceğe taşırken; gönüllere dokunan bu kadim sözleri rehber edinmeye devam ediyor.