Siirt’in tarihi, kültürü, dili, sosyal yapısı ve ekonomik hafızası; 1900’lü yıllardan 2024’e uzanan süreçte kaleme alınan eserlerle kayıt altına alınmaya devam ediyor. Bir asrı aşan bu yayın serüveni, sadece bir şehrin tanıtımı değil; aynı zamanda kimliğinin, köklerinin ve hafızasının korunma mücadelesi olarak dikkat çekiyor.
1900’lü yıllara ait arşiv fotoğraflarından Cumhuriyet’in 50. yılına özel hazırlanan il yıllıklarına, halk kültürünü konu alan akademik çalışmalardan Siirt Arapçası üzerine yapılan dil araştırmalarına kadar birçok eser, şehrin çok yönlü zenginliğini gözler önüne seriyor.
Siirt üzerine önemli çalışmalardan biri olan ve 1946 yılında Ömer Atalay tarafından kaleme alınan eser, aradan geçen 80 yılın ardından 2026 yılı itibariyle çoğaltma çalışmasıyla yeniden okuyucuyla buluştu.
Bu adım, geçmişte kaleme alınan kıymetli kaynakların günümüze taşınması açısından büyük önem taşıyor. Çünkü şehir hafızası ancak yazılı kaynaklarla kalıcı hale geliyor.
2005–2015 yılları arasında dünyada ve Türkiye’de yaşayan Siirtlileri konu alan dört ayrı kitap çalışması da kültürel hafıza açısından önemli bir boşluğu doldurdu.
Bu eserlerde; İstanbul’dan Ankara’ya, Avrupa’dan Ortadoğu’ya kadar farklı coğrafyalarda yaşayan Siirtlilerin hikâyeleri, başarıları ve sosyal bağları kayıt altına alındı.
Şimdi ise bu serinin 5. kitabı için çalışmalar devam ediyor.
Bununla birlikte 81 ili kapsayacak “Seyyahın Seyahatleri” adlı yeni bir kitap projesi de sürüyor.
Kitabın başlangıç bölümünde Cudi Dağı ve Nuh Tufanı efsanesi anlatımı yer alacak. Mezopotamya’nın kadim anlatılarıyla başlayacak eser, Anadolu’nun kültürel atlasını ortaya koymayı hedefliyor.
Siirt ürünleri ve kültürel değerlerinin ulusal ve uluslararası alanda tanıtımı için yürütülen çalışmalar, yalnızca ticari değil aynı zamanda kültürel bir misyon taşıyor.
Siirt Ürünleri Tanıtım Derneği Başkanlığı öncülüğünde;
Siirt fıstığı
Bıttım sabunu
Tiftik ürünleri
Geleneksel el sanatları
Siirt mutfağı
Yerel dil ve folklor
gibi birçok değer kitaplaştırılarak kalıcı hale getiriliyor.
Bugün 1900’lü yıllardan 2026’ya uzanan yayın zinciri gösteriyor ki; Siirt yalnızca yaşayan bir şehir değil, yazılan ve kaydedilen bir şehir olma yolunda ilerliyor.
Hazırlanan her kitap;
bir dönemin fotoğrafı,
bir kültürün belgesi,
bir hafızanın teminatı niteliğinde.
Siirt’i anlatan eserler çoğaldıkça, şehir sadece geçmişiyle değil; geleceğe bırakacağı mirasla da güçleniyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.