Es-Seyyid Eş-Şeyh Muhammed Hâlid-i Zilânî (K.S): Bir Asrı Aşan İrşad Ömrü, Sürgünler, Kerametler ve Manevî Miras

Güneydoğu Anadolu’nun kadim tasavvuf geleneği içinde müstesna bir yere sahip olan Es-Seyyid Eş-Şeyh Muhammed Hâlid-i Zilânî (K.S), hem ilmî dirayeti hem de bir asrı aşan irşad hayatıyla bölgenin manevî hafızasında derin izler bıra

Genel 18.02.2026 00:06:00 333 0
Es-Seyyid Eş-Şeyh Muhammed Hâlid-i Zilânî (K.S): Bir Asrı Aşan İrşad Ömrü, Sürgünler, Kerametler ve Manevî Miras

Es-Seyyid Eş-Şeyh Muhammed Hâlid-i Zilânî (K.S): Bir Asrı Aşan İrşad Ömrü, Sürgünler, Kerametler ve Manevî Miras


Güneydoğu Anadolu’nun kadim tasavvuf geleneği içinde müstesna bir yere sahip olan Es-Seyyid Eş-Şeyh Muhammed Hâlid-i Zilânî (K.S), hem ilmî dirayeti hem de bir asrı aşan irşad hayatıyla bölgenin manevî hafızasında derin izler bırakmış bir gönül sultanıdır. 

1826 yılında, bugün Batman il sınırlarında bulunan Zilan (Yeniçağlar) köyünde dünyaya gelen Hazret-i Sultan, 19 Aralık 1954’te Beşiri’de 128 yaşında Hakk’a yürüyerek ardında güçlü bir silsile ve sayısız talebe bırakmıştır.


Seyyidlik Şeceresi ve Tarihî Arka Plan
Hazret-i Sultan’ın soyunun, Hz. Hüseyin, Hz. Fatıma ve Hz. Ali yoluyla Resûl-i Ekrem’e (s.a.v.) ulaştığı; Osmanlı padişahlarınca tasdikli şecerelerin uzun yıllar muhafaza edildiği bilinmektedir.

 Rivayetlere göre Yavuz Sultan Selim Han’ın İran seferi sırasında bölgede temsil makamında bulunan Seyyid Osman Efendi ile “Kaza Kürşi” mevkiinde görüşmesi, aileye tanınan vergi muafiyeti ve Nakîbü’l-Eşraf tayini gibi imtiyazlar, bu soylu silsilenin tarihî önemini ortaya koymaktadır.


Emevî ve Abbasî dönemlerinde Ehl-i Beyt’e yönelik baskılar sonrası, peygamber neslinin bir kısmı Horasan ve Türkistan’a, bir kısmı ise Güneydoğu Anadolu’ya yönelmiş; Zilan havzası bu yerleşim zincirinin önemli halkalarından biri olmuştur.


Çocuk Yaşta İlme ve Maneviyata Yolculuk
Hazret-i Sultan, 7–10 yaş aralığında Zilan medresesinde tahsile başladı.

 Küçük yaşta köy çocuklarını toplayarak hatme ve teveccüh yaptırması, ileride üstleneceği irşad vazifesinin erken işaretleri olarak anlatılır. 

Amcası Şeyh Muhammed Zilanî’nin himayesinde, dönemin büyük âlimlerinden Kasım-ı Al-Toğarî’ye götürüldü; ardından Siirt’in büyük müderrislerinden Molla Halil-i Si'ridî’nin medresesinde tahsil gördü.


Rivayetlere göre, Molla Halil-i Si’ridî’nin kaleme aldığı 24 eserden 23’ünü tahsil ve ezber ederek ilimde temayüz etti. 

Henüz 21 yaşında köyüne dönse de ilim ve zühd hayatını sürdürdü; Delâilü’l-Hayrât üzerine derin çalışmaları ve manevî keşifleriyle bölge âlimlerinin müşküllerini çözen bir müracaat makamına dönüştü.


Gülpevar Dergâhı ve Hilafet
Genç yaşta rüyasında Resûlullah’ı gördüğü ve Gülpevar’a yönlendirildiği aktarılır.

 Meşrebine uygun bulduğu şeyhinin hizmetine girerek sülûkünü tamamladı ve hilafet aldı.

 Hocası Hâlid-i Gülpevarî’nin, “Meyveli ağaç taşlanır” sözü, Zilan’a dönüşünde karşılaştığı dışlanma ve taşlanma hadiseleriyle adeta tecelli etti. 

Hazret-i Sultan, bu zorlukları sabır ve metanetle aşarak irşad halkasını genişletti.


Sürgün Yılları: Giresun, Samsun, Söke
Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki siyasî atmosferde, zikir meclisleri nedeniyle tevkif edildi; Giresun’da hapis yattı. Cezaevinde 300 mahkûmun arkasında namaz kıldırdığı ve ıslah edici tesiri sebebiyle tahliye edildiği anlatılır. 

Ailesiyle birlikte Giresun’da on yıl kaldı; ardından Samsun ve Söke’ye sürgün edildi. 

Demokrat Parti dönemindeki afla Beşiri’ye döndü.


Samsun ve Havza’daki hatıraları, trenin dört saat çalışmaması gibi keramet anlatılarıyla halk arasında dilden dile aktarıldı. 

Maddî yokluk içinde çadırda kaldıkları günlerde dahi vakarını koruyan Hazret-i Sultan, vaazlarıyla halkın gönlünde taht kurdu.


Hac Yolculuğu ve Keramet Rivayetleri


Hac için deniz yolculuğuna çıktığında, Suriye sınırlarında vapurun alabora tehlikesi yaşadığı; Hazret-i Sultan’ın duasıyla selâmete kavuşulduğu anlatılır. 

Tasavvuf büyüklerine muhabbetini dile getirirken; Abdülkadir Geylânî, Hallâc-ı Mansûr, Muhyiddin-i Arabî ve Mevlânâ Celaleddin-i Rûmî gibi zatlara olan sevgisini açıkça ifade ettiği nakledilir.


Yetiştirdiği Halifeler ve İcazet Geleneği


Hazret-i Sultan, tasavvuf yolunda icazet verdiği halifelerine mühürlü diplomalar takdim ederdi.

 Oğlu Seyyid Kasım-ı Zilânî başta olmak üzere birçok talebeyi sülûkten geçirerek irşad vazifesini devretti. 

“Mevlana” unvanı, babasına sülûk yoluyla icazet vermesiyle anıldı; babası Seyyid Abdurrahman’ın “Maneviyatta o benim babamdır” sözü, bu teslimiyetin nişanesi olarak hafızalara kazındı.


Vefatı ve Türbesi
19 Aralık 1954 Pazar sabahı Beşiri’de Hakk’a yürüyen Hazret-i Sultan’ın naaşı, Kanireval’de defnedildi. Bugün türbesi, bölgedeki sevenleri için bir ziyaret ve dua mekânı olmaya devam ediyor.


Bölge Hafızasında “Hazret-i Sultan”


Bir asrı aşan ömründe dünya malına meyletmeyen, cehalet ve taassupla mücadele eden, dış görünüşten ziyade kalp terbiyesini esas alan bir mürşid profili çizen Seyyid Mevlana Muhammed Hâlid-i Zilânî (K.S), Güneydoğu’nun tasavvuf atlasında güçlü bir kutup olarak anılıyor.


Onun hayatı; sürgünle imtihan, sabırla direniş ve irşadla dirilişin hikâyesidir. 

Bugün Batman’dan Giresun’a, Samsun’dan Söke’ye uzanan geniş bir coğrafyada adı hürmetle yâd edilen bu büyük zat, silsile-i aliyyenin 35. halkası olarak tasavvuf tarihindeki yerini koruyor.


Yüce Allah sırrını mukaddes, makamını âli eylesin.

Haber Kaynak : HABER MERKEZİ

Haber Editörü

HABER MERKEZİ


Salı Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı 13.2 ° / 7.2 °
Çarşamba Güneşli 14.3 ° / 4.7 °
Perşembe Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı 15.7 ° / 5.4 °

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.