Gavsi Bilvanis'in Torunu Sultan Seyyid Şeyh Hikmetullah Gönül El-Hüseynî (k.s.):
Altın Silsilenin Sessiz Gönül Sultanı,
Tasavvuf tarihinde bazı isimler vardır; çok konuşulmazlar fakat çok iz bırakırlar. Onlar makamla değil, gönülle, sözle değil hal ile irşad ederler.
İşte Sultan Seyyid Şeyh Hikmetullah Gönül El-Hüseynî (k.s.), bu çizginin son dönemlerdeki en müstesna temsilcilerinden biridir.
Ehl-i Beyt’e Dayanan Kutlu Bir Nesep
Seyyid Hikmetullah Gönül El-Hüseynî (k.s.), Ehl-i Beyt soyuna mensup olup, asırlardır devam eden seyyidlik, ilim ve irşad zincirinin yaşayan bir halkasıdır.
Babası: Seyyid Muhammed Nurânî (k.s.)
Dedesi: Gavs-ı Kasrevî, Keramet (1902) – Menzil (1972)
Şeyh Seyyid Abdülhakîm el-Hüseynî (k.s.)
Bu silsile yalnızca biyolojik bir soy değil; edep, ahlak ve manevî sorumluluk mirasıdır.
Altın Silsile (Silsile-i Zeheb)
Paylaşılan görsellerde yer alan ve Nakşibendî yolun omurgasını oluşturan Altın Silsile, Seyyid Hikmetullah Efendi’nin temsil ettiği irfan çizgisini açıkça göstermektedir:
Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)
Hz. Ebû Bekir (r.a.)
Selman-ı Fârisî (r.a.)
Kasım bin Muhammed bin Ebû Bekir (r.a.)
İmam Cafer-i Sâdık (r.a.)
Bâyezîd-i Bistâmî (k.s.)
Ebu’l-Hasan Harakânî (k.s.)
Ebu Ali Fârmedî (k.s.)
Yusuf Hemedânî (k.s.)
Abdülhâlik Gücdüvânî (k.s.)
Hâce Arif-i Rîvgerî (k.s.)
Hâce Mahmud İncir Fağnevî (k.s.)
Muhammed Baba Semmasî (k.s.)
Seyyid Emir Külâl (k.s.)
Muhammed Bahaeddin Şah-ı Nakşibend (k.s.)
Alaeddin Attâr (k.s.)
Yakub-i Çerhî (k.s.)
Ubeydullah Ahrâr (k.s.)
Muhammed Zâhid (k.s.)
Derviş Muhammed (k.s.)
Hâce Emkenegî (k.s.)
Muhammed Bâkî Billâh (k.s.)
İmam-ı Rabbânî (k.s.)
Muhammed Ma‘sûm (k.s.)
Seyyid Nur Muhammed Bedâûnî (k.s.)
Mirza Mazhar Cân-ı Cânân (k.s.)
Abdullah Dehlevî (k.s.)
Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî (k.s.)
Seyyid Sıbğatullah Arvâsî (k.s.)
Abdurrahman-ı Tâğî (k.s.)
Şeyh Fethullah Verkânisî (k.s.)
Muhammed Diyaeddin (Hazret-i Sânî) (k.s.)
Şeyh Ahmed el-Haznevî (k.s.)
Gavs-ı Kasrevî Şeyh Seyyid Abdülhakîm el-Hüseynî (k.s.)
Seyyid Muhammed Nurânî (k.s.)
Sultan Seyyid Şeyh Hikmetullah Gönül El-Hüseynî (k.s.)
Bu silsile, Seyyid Hikmetullah Efendi’nin temsil ettiği yolun ne kadar köklü ve sahih olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
“Ateş Görmeyenler” Sözü ve Seyyidlere Bakışı
Görsellerde yer alan ve Seyda Hazretleri’nden nakledilen şu ifade, onun Ehl-i Beyt hassasiyetini yansıtır:
“Seyyidler cehennem ateşi görmeyecekler.
Çünkü onlar Rasûlullah’ın (s.a.v.) kanını taşıyorlar.
Onlara ateş değil, soğukla azap vardır.”
Bu ifade, nesep üstünlüğü değil; sorumluluk bilinci vurgusudur.
Seyyidliğin bir ayrıcalık değil, emanet olduğuna dair tasavvufî bakışın özetidir.
İrşad Anlayışı: Gönül, Sükûnet ve Tevazu
Seyyid Hikmetullah Gönül El-Hüseynî (k.s.), irşadında:
Sertlikten uzak,
Gösterişten arınmış,
Sessiz ama derin bir yol izlemiştir.
Onu tanıyanların ortak ifadesi şudur:
“Yanında insan kendini değil, Rabbini hatırlardı.”
Mürşidi ve Terbiye Süreci
Tasavvufî terbiyesinde, Nakşibendî yolun usulü gereği Şeyh Süleyman Kanusturî (k.s.)’den feyz almış, ancak irşad şahsiyetini:
Dedesi Gavs-ı Kasrevî,
Babası Seyyid Muhammed Nurânî
mirası üzerine bina etmiştir.
Bu yönüyle Seyyid Hikmetullah Efendi, ailesel irfan ile tarikat terbiyesini birleştiren nadir isimlerdendir.
Şeyh Abdulgani el-Haznevî’nin Sözü
Görsellerde yer alan ve yolun büyüklüğünü anlatan şu söz, Seyyid Hikmetullah Efendi’nin temsil ettiği çizgiyi özetler:
“Ben Seyyid Hikmetullah gibi edepli, ahlaklı, mükemmel bir zat görmedim.
Onun eline sarılın ve bırakmayın.”
Bu ifade, sözle değil şahitlikle yapılmış bir tasdiktir.
Sonuç
Sultan Seyyid Şeyh Hikmetullah Gönül El-Hüseynî (k.s.),
Ehl-i Beyt’e dayanan kutlu nesebi,
Altın Silsile’ye bağlılığı,
Gönül merkezli irşad anlayışıbve sessiz derinliğiyle;
Nakşibendî-Hâlidî yolun son dönem gönül sultanlarından biri olarak anılmaktadır.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.