Son dönemde artan uyuşturucu operasyonları ve iş güvenliği hassasiyetinin yükselmesiyle birlikte, işe alım süreçlerinde yeni bir uygulama yaygınlaşıyor. Daha önce ağırlıklı olarak sürücülük, güvenlik ve ağır sanayi gibi riskli alanlarda talep edilen “bağımlılık yapıcı madde tarama testi”, artık birçok sektörde standart işe giriş kriterleri arasına giriyor.
Laboratuvar yetkilileri, özellikle son aylarda test taleplerinin 6-7 kat arttığını ifade ediyor.
Laboratuvar kaynaklarına göre yalnızca İstanbul’da her gün 20 binden fazla işveren talepli madde testi gerçekleştiriliyor. Artan talep nedeniyle:
Kurumsal test paketleri hazırlanıyor,
Toplu sözleşmeler yapılıyor,
Mobil numune ekipleri işyerlerine hizmet veriyor.
Bu durum, madde testlerinin bireysel sağlık kontrolü olmaktan çıkarak kurumsal risk yönetimi uygulamasına dönüştüğünü gösteriyor.
Madde testlerinin en yaygın uygulandığı sektörler arasında:
Enerji
Lojistik
Ağır sanayi
Savunma
Kimya
Güvenlik
Sağlık
Yazılım
yer alıyor. Bazı büyük ölçekli şirketlerin stajyer adaylar dahil olmak üzere test talep ettiği belirtiliyor.
Uzmanlara göre özellikle savunma, ulaşım ve enerji sektörlerinde çalışanların dikkat ve karar verme kabiliyeti yalnızca şirket performansını değil, kamu güvenliğini de doğrudan etkiliyor.
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) de işe alım süreçlerinde sağlık kriterlerini detaylı şekilde uygulayan kurumlar arasında yer alıyor.
TCDD’nin adaylar için belirlediği sağlık şartları kapsamında:
Tren teşkil işçisi
Demiryolu yol yapım, bakım ve onarım makinesi operatörü
Bu kadrolar için:
Uyuşturucu/uyarıcı madde testi,
Yetkili hastaneden “A Grubu emniyet kritik görevlerde çalışır” ibareli sağlık kurulu raporu,
Psikoteknik değerlendirmede başarılı olma şartı aranıyor.
Demiryolu hattı bakım onarımcısı (B)
Yüksek gerilim trafo montaj işçisi
Bu kadrolarda ise “B Grubu emniyet kritik görevlerde çalışır” ibaresi aranıyor.
Bu örnek, kamu kurumlarında da madde testinin özellikle “emniyet kritik görevler” kapsamında sistematik şekilde uygulandığını gösteriyor.
Hukukçulara göre işverenlerin madde testi talep etmesi tamamen yasak değil; ancak belirli şartlara bağlı.
Testin işin niteliğiyle bağlantılı olması,
Adayın açık rızasının alınması,
Sonuçların gizliliğinin korunması gerekiyor.
Keyfi uygulamalar, özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması ilkeleri açısından sorun oluşturabiliyor.
İşyerinde uyuşturucu kullanımı veya bulundurulması ise İş Kanunu’nun 25/II maddesi kapsamında “ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırılık” olarak değerlendirilebiliyor ve işverenin tazminatsız fesih hakkı doğabiliyor.
Madde tarama testleri genellikle idrar, kan veya tükürük örneği üzerinden yapılıyor. Ortalama test ücreti yaklaşık 2.200 TL seviyesinde bulunuyor. Toplu anlaşmalarda bu tutarın daha düşük olabildiği belirtiliyor.
Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) gereği test sonuçları yalnızca test yapılan kişiye teslim ediliyor. Sonuçların işverene iletilebilmesi için adayın açık onayı gerekiyor. Sonuçlar genellikle kapalı zarf ya da kişisel dijital erişim sistemi üzerinden paylaşılıyor.
Uzmanlar, özellikle güvenlik riski yüksek sektörlerde madde testinin kalıcı bir uygulama haline gelebileceğini değerlendiriyor. Artan operasyonlar ve kurumsal risk yönetimi anlayışı, işe alım süreçlerinde daha sıkı denetimlerin önünü açmış görünüyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.