Mardin’in Manevî Güneşi: Sultan Şeymus (Şeyh Mûsâ bin Mâhîn ez-Zûhî)
Mardin’in asırlardır dilden dile aktarılan manevî büyüklerinden biri olan Mûsâ bin Mâhîn ez-Zûhî, halk arasında bilinen adıyla Sultan Şeymus ya da Şeyh Musa Enzelî, 12. yüzyılda yaşamış büyük velîlerdendir.
Doğum ve vefat tarihleri kesin olarak bilinmemekle birlikte, Mardin’de irşad faaliyetlerinde bulunduğu ve burada vefat ederek Şeyh Mûsâ kabristanlığına defnedildiği kaynaklarda yer almaktadır.
Kabri bugün de ziyaretgâh olarak büyük ilgi görmektedir.
Abdülkâdir-i Geylânî’nin Talebesi
Sultan Şeymus’un en dikkat çekici yönlerinden biri, büyük mutasavvıf Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin talebelerinden olmasıdır.
Rivayetlere göre Geylânî hazretleri, Bağdat halkına bir gün şöyle buyurmuştur:
“Ey Bağdat halkı! Yakında öyle bir güneş doğacak ki, onun gibisi size gelmedi.”
Bu sözle işaret edilen zâtın Mûsâ bin Mâhîn olduğu ifade edilir.
Hatta hocasının huzuruna geldiğinde büyük bir hürmetle karşılandığı ve Geylânî hazretlerinin ayağa kalkarak kendisini kucakladığı rivayet edilmektedir.
Bu hâl, onun manevî makamının büyüklüğüne delil olarak kabul edilir.
Kerâmetleriyle Dilden Dile
Kaynaklarda, Sultan Şeymus’un çok sayıda kerâmetinin görüldüğü aktarılır. Halk arasında anlatılan rivayetlere göre:
Duâ ettiği körlerin gözleri açılır,
Fakirler zenginliğe kavuşur,
Hastalar şifa bulur,
Bereket için duâ ettiği yerlerde bolluk artardı.
Hatta mübarek eliyle demire dokunduğunda demirin mum gibi eridiği dahi nakledilir.
Onun himmetiyle nice musîbetlerin bertaraf edildiği ifade edilmektedir.
Mardin Yangını ve Asâ Mucizesi
Mardin’de çıkan büyük bir yangın hadisesi, Sultan Şeymus’un en meşhur kerâmetlerinden biri olarak anlatılır.
Şehir halkı yangını söndüremeyince dergâhına koşarak yardım ister.
Bunun üzerine elindeki asâyı vererek:
“Bunu yangının en alevli yerine atın.”
buyurur.
Asâ alevlerin ortasına atıldığında yangının kısa sürede söndüğü görülür.
Daha sonra asâ geri getirildiğinde hiçbir zarar görmediği fark edilir.
Sultan Şeymus ise bu durumu:
“Allahü teâlâ bize, elimizin değdiği hiçbir şeyi ateşin yakmayacağını ilhâm etti.”
şeklinde ifade eder.
Kabirde Namaz Kıldığı Rivayeti
Rivayetlere göre defni sırasında kabre konulduğunda kalkıp namaz kıldığı, kabrin bir anda genişlediği ve bu manzarayı görenlerin hayretle bayıldığı aktarılmaktadır.
Bu anlatımlar, onun halk nezdindeki velâyet makamını daha da pekiştirmiştir.
“Oku” Deyince Okuyan Çocuk
Oğlu Ahmed Mardînî’nin naklettiği bir olayda; dört aylık bir bebeğe İhlâs Sûresi’ni okuyup “Oku” demesi üzerine çocuğun açık bir şekilde sûreyi okuduğu anlatılır.
Bu telkinle çocuğun ileri yaşlarında da büyük bir fesahat ve hitabet gücüne sahip olduğu belirtilmektedir.
Mardin’in Manevî Mirası
Sultan Şeymus’un kabri bugün Mardin’de ziyaret edilmekte; özellikle kandil gecelerinde ve mübarek günlerde yoğunluk yaşanmaktadır.
Asırlardır süregelen bu ziyaret geleneği, Mardin’in tasavvufî kimliğinin güçlü bir göstergesi olarak değerlendirilmektedir.
Kaynaklarda Sultan Şeymus
Kalâid-ül-Cevâhir
Câmiu Kerâmât-il-Evliyâ
Tabakât-ül-Kübrâ
Menâkıbü’l-Ârifîn
Sonuç
Sultan Şeymus, yalnızca Mardin’in değil, Anadolu’nun manevî hafızasında önemli bir yere sahip büyük velîlerden biridir.
İlmi, irşadı, kerâmetleri ve halk üzerindeki derin tesiri, onu asırlar geçse de unutulmayan isimler arasına taşımıştır.
Bugün Mardin’i ziyaret edenlerin uğrak noktalarından biri olan türbesi, geçmiş ile bugün arasında kurulan manevî bir köprü olmayı sürdürmektedir.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.