Mevlana Gavs-ı Nizam Şeyh Seyyid Muhammed Mübarek’ten Menzil-i Şerifi’nde Üç Esas Vurgusu
Kırgızistanlı ve Özbekistanlı Sofilere İman–İslam–Tasavvuf Merkezli İrşad
6 Ocak 2026 tarihinde Menzil-i Şerifi’nin Kışlık Camii Divanı’nda gerçekleştirilen sohbet programında, Mevlana Gavs-ı Nizam Şeyh Seyyid Muhammed Mübarek Hazretleri (k.s), Kırgızistanlı ve Özbekistanlı sofilerle bir araya geldi. Mütelefiz sözlere sadık kalınarak aktarılan sohbet, İslam’ın temel esaslarını hatırlatan güçlü bir irşad niteliği taşıdı.
Cebrail Hadisi Üzerinden Dinî Temel
Sohbette, Resûl-i Ekrem (sav)’in sahabe-i kiramla birlikteyken beyaz elbiseli bir zatın gelip iman, İslam ve ihsan hakkında sorular sorduğu; her cevaba “sadakte” diyerek tasdik ettiği Cebrail Hadisi kısaca hatırlatıldı. Efendimiz (sav)’in, ayrılan zatın Cebrail (a.s.) olduğunu ve dinin esaslarını öğretmek için geldiğini buyurduğu vurgulandı.
İslam Üç Esas Üzerine Kuruludur
Hazretler, Dinin üç esas üzerine kurulu olduğunu ifade etti:
-İman: İnanç esaslarıyla ilgili olup Hz. Âdem’den bugüne değişmemiştir.
-İslam: Amelle ilgilidir; şeriat hükümleri peygamberlerden peygamberlere farklılık gösterebilir.
-Ahlâk–Tasavvuf: İnancı ve ibadeti edeple yaşamak, ahlâkı hayata yansıtmak demektir.
Bu üçlü içinde imanın doğruluğunun hayati olduğuna dikkat çekilerek, sahih inancın Kur’an-ı Kerim ve Sünnet-i Seniyye üzerinden; İmam Maturidî, İmam Eş‘arî, İmam Ebu Hanife, İmam Malik, İmam Şafii ve İmam Ahmed bin Hanbel gibi büyük âlimlerin çizgisinden öğrenilebileceği belirtildi.
Tasavvuf: İnancı Edeple Yaşamak
Tasavvufun, Resûlullah (sav)’den bu yana kesintisiz bir yol olduğu; hakiki tasavvufun muhabbetullahı, yani Allah’ı hiçbir menfaat gözetmeden sırf rızası için sevmeyi hedeflediği ifade edildi. Ahlâkın güzelliğinin Sadat-ı Kiram ve tasavvuf âlimlerinden öğrenildiği, zahiri hastalıklar gibi manevi hastalıkların da bulunduğu ve kalbin tedavisinin ehlince yapılması gerektiği vurgulandı.
Kalp Hastalıklarının Tedavisi ve Nakşibendî Yol
Kalp hastalıklarının en tehlikeli manevi hastalıklar olduğu belirtilerek, Resûl-i Ekrem (sav)’in “Tabibü’l-kulûb” olduğu; sahabe döneminde kalp hastalıklarının görülmemesinin bu sebeple olduğu hatırlatıldı. Efendimiz (sav)’den sonra ortaya çıkan manevi rahatsızlıkların tedavisinin, Hz. Ebubekir (r.a.) yoluyla gelen Nakşibendî çizgide, Ehl-i Sünnet vel Cemaat istikametinde sürdürüldüğü ve kıyamete kadar devam edeceği ifade edildi.
Namaz, Zikir ve Birlik Çağrısı
Hazretler, özellikle namaza hassasiyet çağrısında bulunarak, namazsızlığın en büyük hastalık olduğunu; taharet, tadil-i erkân ve huşûya dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Zikir, vird, rabıta ve hatmeye devamın önemi hatırlatıldı. Ahir zamanda birlik ve beraberliğin muhafazasının zaruri olduğu, sofilerin muhabbete vesile olacak şekilde bir araya gelmelerinin manevi direnci artıracağı ifade edildi.
Dua ile Tamamlanan Sohbet
Sohbet, katılımcılara yönelik hayır dualarıyla sona erdi. Allah’ın her türlü bela ve musibetten muhafaza etmesi niyaz edilirken, Sadat-ı Kiram ve Gavs ile birlik temennisinde bulunuldu.
Kaynak: Uluslararası Semerkand Vakfı – İrşad Birimi
Yerinde izlenim ve mütelefiz sözlere sadakatle hazırlanmıştır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.