MARDİN’DEN VERKANIS’A UZANAN MANEVÎ BİR SİLSİLE
Mûsâ bin Mâhîn ez-Zûhî’den Verkanıs ve Zokayt şeyhlerine uzanan tarihî miras
Anadolu’nun kadim şehirlerinden Mardin, asırlar boyunca yalnızca medreseleri ve taş mimarisiyle değil, yetiştirdiği âlim ve velî şahsiyetlerle de anıldı.
Bu manevî isimlerden biri de halk arasında Sultan Şeyhmus, kaynaklarda ise Mûsâ bin Mâhîn ez-Zûhî olarak bilinen büyük zâttır.
12. Yüzyılın Mardinli Velîsi
Doğum ve vefat tarihleri konusunda farklı rivayetler bulunmakla birlikte, Mûsâ bin Mâhîn’in Miladî 12. yüzyılda yaşadığı kabul edilir.
Tasavvuf geleneğinde, Abdülkâdir-i Geylânî Hazretleri’nin talebeleri arasında zikredilir.
Rivayetlere göre hocası tarafından “geleceğin büyük velîsi” olarak müjdelenmiş ve Bağdat’ta hürmetle karşılanmıştır.
Mardin’de irşad faaliyetlerinde bulunduğu, ilim ve sohbet halkaları oluşturduğu ve çok sayıda talebe yetiştirdiği aktarılır.
Bölge halkı arasında onun duasının kabul olduğu, bereket ve şifa vesilesi olduğuna dair güçlü bir inanç kültürü oluşmuştur.
Mardin Yangını ve Asa Rivayeti
Mardin’de çıkan büyük bir yangının, onun verdiği asa vesilesiyle söndüğü anlatısı halk hafızasında önemli bir yer tutar.
Bu tür anlatılar tarihsel belge niteliği taşımaktan ziyade, toplumun manevî hafızasını yansıtan menkıbe geleneği olarak değerlendirilir.
Kabri bugün Mardin’de ziyaret edilmektedir ve bölge halkı tarafından saygıyla anılmaktadır.
VERKANIS VE ZOKAYT SİLSİLESİNE UZANAN SOY BAĞI
Yerel şecere anlatımlarına göre, Mûsâ bin Mâhîn ez-Zûhî’nin nesli zamanla Siirt ve çevresine uzanmış; özellikle Verkanıs (Siirt Baykan Kasımlı Köyü) ve Zokayt hattında önemli ilim ve irfan merkezleri oluşmuştur.
Şeyh Muhammed Haniye Reş ve Verkanıs’ın Doğuşu
Rivayete göre, neslinden gelen Şeyh Muhammed, Mardin’den hicret ederek Verkanıs yaylasına yerleşmiş, dönemin köy sahibi Kasım Ağa ile anlaşarak burada ikamet etmeye başlamıştır.
Bölgenin o dönem beylik sistemiyle yönetildiği, Derzin Kalesi ile vergi ihtilaflarının yaşandığı ifade edilir.
Halk anlatılarında; sürünün etrafında görülen sur, kesilmeden alınan böbrek hadisesi ve bereket artışı gibi olaylar, onun velayet makamına işaret eden menkıbeler olarak aktarılır.
Sonrasında “Varı Kasım” olarak bilinen yaylanın zamanla Verkanıs Köyü’ne dönüştüğü belirtilir.
Verkanıs, 14. ve 15. yüzyıllarda büyük bir yerleşim merkezi haline gelmiş; yüzlerce haneye ulaşmış ve birçok âlim, mutasavvıf ve kanaat önderi yetiştirmiştir.
ŞEYH FETHULLAH VE ŞEYHMUS HAKKINDA YANLIŞ BİLGİLERE CEVAP
Bölge halkı, özellikle sanal ortamda dolaşan bazı eksik ve hatalı bilgilerin düzeltilmesi gerektiğini vurguluyor.
“Kefen Bulamadı” İddiası
Şeyhmus’un zengin olduğu, ancak vefatında kefen bulamadığı yönündeki anlatımların gerçeği yansıtmadığı ifade ediliyor.
O dönemde yaşanan ağır kış şartları ve kıtlık nedeniyle yorgan yüzüyle kefen hazırlanmasının bir zorunluluk olduğu; bunun ne cimrilik ne de yoksulluk göstergesi olmadığı belirtiliyor.
Aksine, kıtlık döneminde kurduğu kazanlarla halka çorba dağıttığı ve malını infak ettiği anlatılıyor.
Şeyh Fethullah El Verkansi’nin Doğumu ve Aile Bağları
Bazı kaynaklarda sonradan Verkanıs’a geldiği iddia edilse de, yerel şecere kayıtlarına göre Şeyh Fethullah El Verkansi Verkanıs doğumludur.
Ayrıca, Şeyh Muhammed Fersafi’nin talebesi ve damadı olduğu yönündeki bilgilerin de doğru olmadığı; aile bağlarının farklı bir silsileye dayandığı ifade edilmektedir.
HZ. ÖMER (R.A.) SOYUNDAN GELDİĞİ İDDİASI
Yerel şecere belgelerinde, bu silsilenin Hz. Ömer (r.a.) soyuna dayandığı belirtilmektedir. Bu tür soy bağları, tarihsel belgeler ve aile şecereleri üzerinden değerlendirilmekle birlikte, bölge halkı için güçlü bir aidiyet ve manevî kimlik unsuru oluşturmaktadır.
VERKANIS: ÜÇ İMPARATORLUKTAN BUGÜNE
Abbasiler, Emeviler, Osmanlı ve bugün Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde varlığını sürdüren Verkanıs; tarih boyunca birçok badire atlatmış, yakılıp yıkılmak istenmiş ancak varlığını korumuş bir yerleşimdir.
Halk arasında, köyü hedef alan kötü niyetli kişilerin yönlerini kaybettiği yönünde anlatılar da bulunmaktadır. Bu anlatımlar, köyün manevî koruma altında olduğu inancını pekiştirmektedir.
SONUÇ
Mûsâ bin Mâhîn ez-Zûhî’den Verkanıs ve Zokayt şeyhlerine uzanan bu silsile, yalnızca bir soy zinciri değil; aynı zamanda bölgenin manevî ve kültürel hafızasının bir parçasıdır.
Bugün Siirt ve çevresinde bu isimler, tarihsel şahsiyet olmanın ötesinde bir irfan geleneğini temsil etmektedir.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.