Şeyh Fethullah Hamidi – Batman Kayapınar’dan Bölge Barışına Uzanan Bir Ömür
Batman’ın Gercüş ilçesine bağlı Kayapınar (Aynkaf) beldesi…
Tarihi boyunca ilimle, medrese geleneğiyle ve farklı inançların bir arada yaşadığı kültürel dokusuyla bilinen bu topraklar, 19. ve 20. yüzyılın en dikkat çekici şahsiyetlerinden birine ev sahipliği yaptı: Şeyh Fethullah Hamidi.
Köklü Bir Ailenin Mirası
1873 yılında Aynkaf’ta dünyaya gelen Şeyh Fethullah Hamidi’nin ailesi, kökleri Siirt’e uzanan saygın bir ilim ve seyyid ailesidir.
Dedesi Hamid Mardini 1802 yılında Siirt’te doğmuş, Hasankeyf ve Savur üzerinden Mardin’e uzanan bir hayat sürmüş; babası İbrahim Hamidi ise Siirt’ten Dara’ya, oradan Kayapınar’a yerleşerek bölgede kalıcı bir aile ocağı oluşturmuştur.
Ailenin Hz. Hüseyin soyundan gelmesi sebebiyle bölgede “seyyid” olarak anılması, Şeyh Fethullah Hamidi’ye duyulan saygının manevi temelini de güçlendirmiştir.
Medrese, Yetimler ve Zor Yıllar
Şeyh Fethullah Hamidi’nin en belirgin vasıflarından biri, eğitime verdiği önemdi. Özellikle 1940’lı yıllarda Aynkaf Medresesi’nde eğitim gören talebelerle yakından ilgilendi.
II. Dünya Savaşı’nın gölgesinde, savaşın ekonomik etkileri ve kuraklık nedeniyle bölge halkı büyük yokluklar yaşarken, o medrese kapısını kapatmadı.
Öğrencilere bir tas çorba, bir parça ekmek sunabilmek için elinden geleni yaptı.
Yetim ve öksüz çocukların eğitimiyle özel olarak ilgilenmesi, onu sadece bir şeyh değil; aynı zamanda bir sosyal sorumluluk öncüsü haline getirdi.
1915’te Barışın Sesi Oldu
Şeyh Fethullah Hamidi’nin adını bölge tarihine altın harflerle yazdıran en önemli hadise ise 1915’li yıllarda yaşanan olaylar sırasında gösterdiği tutumdur.
Midyat ve çevresinde yaşayan Süryani–Hıristiyan topluluklar ile Müslüman aşiretler arasında gerilimlerin arttığı bir dönemde, bazı eşkıya grupları ve aşiret baskıları sonucu çatışma ihtimali büyümüştü.
İşte tam bu noktada Şeyh Fethullah Hamidi devreye girdi.
Midyat Gülgöze (Aynvert) köyünde toplanan binlerce Süryani’ye ve Müslüman topluluklara hitap ederek şu sözleri dile getirdiği aktarılmaktadır:
“Gayrimüslimlerin malları, canları ve ırzları size haramdır.
Kim bu hududu aşarsa günah işler.”
Bu açık ve net tavır, olası bir büyük çatışmanın önüne geçmiş; bölgede barışın tesis edilmesine önemli katkı sağlamıştır.
Midyat ve çevresindeki Süryani toplumu, bu duruşu nesiller boyu saygıyla anmış ve Şeyh Fethullah Hamidi’ye büyük bir hürmet göstermiştir.
Onu tanıyanlar, birçok yerleşim yerinde arabuluculuk yaptığını, kan davalarını ve toplumsal gerginlikleri sükûnetle çözdüğünü dile getirmektedir.
Vefatı ve Kabri
Şeyh Fethullah Hamidi, 1947 yılının Nisan ayında Beşiri ilçesine bağlı Sulan Köyü’nde Hakk’ın rahmetine kavuştu. Kabri ise doğduğu topraklar olan Kayapınar (Aynkaf) beldesindedir.
Bugün hâlâ hem Müslümanlar hem de Süryaniler tarafından saygıyla anılan bir isim olarak hatırlanmaktadır.
Vatandaşlar Değerlendirmesi
Bölgenin çok kültürlü yapısı düşünüldüğünde, Şeyh Fethullah Hamidi’nin en büyük mirası medrese geleneği kadar “birlikte yaşama ahlâkı”dır.
Bugün Batman, Mardin ve Midyat hattında zaman zaman gündeme gelen toplumsal hassasiyetlerin tarihsel arka planına bakıldığında; geçmişte bu coğrafyada barışı önceleyen kanaat önderlerinin varlığı dikkat çekmektedir.
Şeyh Fethullah Hamidi, sadece bir din âlimi değil; kriz anında toplumu sükûnete çağıran bir vicdan sesi olmuştur.
Kayapınar’dan Midyat’a uzanan bu hikâye, aslında bölgenin ortak hafızasında yer eden bir barış çağrısıdır.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.