ŞEYH MUHAMMED KÂZIM AYDIN (K.S.)
Siirt’ten Yükselen Bir İlim ve İrfan Çınarı
Siirt’in köklü ilim ve tasavvuf geleneğinin son asırdaki en mümtaz temsilcilerinden biri olan Şeyh Muhammed Kâzım Aydın Hazretleri, hem medrese geleneğinin güçlü bir âlimi hem de Nakşibendî irşad halkasının etkili bir rehberi olarak hafızalarda yer edindi.
Hayatı boyunca ilim, irfan, ahlâk ve fazilet çizgisinden ayrılmayan bu müstesna şahsiyet; yetiştirdiği talebeler, verdiği icazetler ve bıraktığı derin manevi mirasla Siirt başta olmak üzere bölge coğrafyasına damga vurdu.
Fersaf’ta Başlayan Bir Hayat
Hicrî 1324, Miladî 1906 yılında Siirt’in Fersaf köyünde dünyaya gelen Şeyh Muhammed Kâzım Hazretleri, ilim ve tasavvuf geleneğinin güçlü bir ailesine mensuptu.
Babası Şeyh Muhammed Şerafeddin, dedesi ise dönemin büyük âlimlerinden Şeyh Muhammed el-Hazin’di.
Rivayetlere göre soyu Abdulkadir Geylani Hazretlerine; anne tarafından ise Hz. Halid bin Velid (r.a.)’ın nesline dayanmaktadır.
Henüz küçük yaşlarda Kur’an-ı Kerim’i Şeyh Ata el-Hamzevî’nin yanında hatmetti.
Daha sonra ibtidai ve idadi mektebinde tahsil gördü.
Küçük yaşlarından itibaren hem güzel ahlâkı hem de üstün zekâsıyla dikkat çekti.
Talebeler arasında kendisine “Yâ Zeki” hitabıyla seslenilmesi, ilimdeki kabiliyetinin erken yaşlarda fark edildiğinin göstergesiydi.
14 Yaşında İcazet Alan Bir Âlim
Dokuz yaşında babasının yanında sistemli şekilde dini ilim tahsiline başladı.
Medrese müfredatının önemli eserlerini kısa sürede bitirdi.
14 yaşında Molla Cami’yi tamamladıktan sonra babası tarafından kendisine ilim icazeti verildi, sarık sarıldı ve fetva verebileceği ilan edildi.
Hadis, fıkıh, itikad, sarf, nahiv, mantık, beyan, mecaz ve matematik gibi alanlarda binlerce satırlık metni ezberlemişti.
Ezberlediği metinlerin 7500 satırı aştığı belirtilmektedir.
Amili’nin meşhur hesap risalesi gibi eserleri de mütalaa ederek ilmini derinleştirdi.
Savaş Yılları ve Sonrası
1914 yılında ilan edilen Cihan Harbi’nde babası Şeyh Şerafeddin, 1000 kişilik milis gücünün başında Binbaşı rütbesiyle görev aldı.
Savaşın ardından aile Fersaf’a döndü ve ilim tahsili yeniden yoğunlaştı.
1935 yılında Sinep köyünde imamlığa başlayan Şeyh Muhammed Kâzım Hazretleri, üç yıl boyunca burada hem imamlık yaptı hem de ilim tedrisatını sürdürdü.
1940’ta Muş Ovası’ndaki Kırtakom köyüne, ardından Hasköy’e geçti.
Hasköy’de cami yaptırarak bölgeyi ilim merkezi hâline getirdi.
1958 yılında babasının vefatı üzerine Siirt’e dönerek onun makamına geçti ve ilim-irfan meşalesini devraldı.
“Zamanın Şafiî’si” Olarak Anıldı
Şeyh Muhammed Kâzım Aydın Hazretleri, dönemin en muteber fetva ve irşad mercilerinden biri kabul ediliyordu.
Bulunduğu ilim meclislerinde tartışmasız reis olarak görülüyor, fetvalarına güven duyuluyordu.
Bu sebeple halk arasında “Zamanın Şafiî’si” olarak anıldı.
Yüzlerce talebeye ilim öğretmiş, onlarcasına icazet vermiş, binlerce insanın dinî ve ahlâkî istikamet kazanmasına vesile olmuştur.
Kur’an’a, sünnete ve selef-i salihinin yoluna sımsıkı bağlı kalmış; bid’at ve hurafelere karşı net bir tavır ortaya koymuştur.
İslami İlimlerin Yanı Sıra Fen Bilimlerine İlgi
Şeyh Muhammed Kâzım Hazretleri yalnızca klasik İslami ilimlerle sınırlı kalmamış; astronomi, matematik ve fizik alanlarında da çalışmalar yapmıştır.
Dönemin ilim ehliyle toplantılar yaparak gözlem ve değerlendirmelerini paylaşmıştır.
Bu yönüyle medrese geleneği ile fen ilimleri arasında köprü kuran isimlerden biri olarak dikkat çekmiştir.
Nakşibendî Yolunda Bir İrşad Rehberi
Tasavvuf terbiyesini babasından almış; ayrıca Şeyh Osman Tavili Hazretlerinin ahfadından Şeyh Bahaeddin el-Hüsami ve Şeyh Osman Seraceddin-i Sani’den de tasavvuf icazeti almıştır.
Nakşibendî tarikatının temel esaslarını yaymaya ömrünü adamış; ihlas, zühd, takva ve sünnete ittiba prensibini hayatının merkezine yerleştirmiştir.
İstanbul’da Vefat, Siirt’te Tarihi Cenaze
15 Aralık 1996 gecesi İstanbul’da Hakk’ın rahmetine kavuşan Şeyh Muhammed Kâzım Aydın Hazretleri’nin naaşı Siirt’e getirildi.
On binlerce muhibbin katıldığı cenaze merasimi, Siirt tarihinde benzeri görülmemiş bir kalabalığa sahne oldu.
Tekbirler, tehliller, salavatlar ve dualar eşliğinde son istirahatgahına uğurlandı.
Ardında Bıraktığı Miras
Şeyh Muhammed Kâzım Aydın Hazretleri;
İlim ve tasavvufu birlikte temsil eden,
Kur’an ve sünnet merkezli bir hayat yaşayan,
Fetvalarıyla yol gösteren,
Ahlâkıyla örnek olan,
Bölge halkının gönlünde müstesna yer edinen bir rehberdi.
Bugün Siirt ve çevresinde yetişen birçok âlim ve kanaat önderi, onun tedrisat halkasından geçmiş isimlerdir.
Onun bıraktığı ilim ve irfan mirası, sadece bir döneme değil, gelecek nesillere de ışık tutmaya devam etmektedir.
Yüce Allah’tan rahmet ve mağfiret diliyoruz. Makamı ali, mekânı cennet olsun.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.