Siirtli Hemşerimiz Murat Akdemir’in Kaleminden: Siirt’ten İzlenimler (3)

Bir Şehrin Hafızası: Yokuşlar, Meydanlar, Maneviyat ve Kaybolan Tarım Alanları Siirt’in geçmişi, yalnızca taşla, sokakla, yapı ile değil; aile hikâyeleri, sözlü hafıza ve kuşaktan kuşağa aktarılan yaşanmışlıklarla anlam kazanıyor.

21.01.2026 01:00:00 352 0
Siirtli Hemşerimiz Murat Akdemir’in Kaleminden: Siirt’ten İzlenimler (3)

Siirtli Hemşerimiz Murat Akdemir’in Kaleminden: Siirt’ten İzlenimler (3)


Bir Şehrin Hafızası: Yokuşlar, Meydanlar,

 Maneviyat ve Kaybolan Tarım Alanları
Siirt’in geçmişi, yalnızca taşla, sokakla, yapı ile değil; aile hikâyeleri, sözlü hafıza ve kuşaktan kuşağa aktarılan yaşanmışlıklarla anlam kazanıyor. 

Murat Akdemir, “Siirt’ten İzlenimler” serisinin üçüncü bölümünde, şehrin hem mekânsal hem de sosyolojik dönüşümünü güçlü gözlemlerle aktarıyor.


Şehrin Kalbi Yukarıdaydı: Eski Heykel, Halkevi ve Leğen
Eskiden eski heykel mevkii, dik bir yokuşun tam tepesinde yer alıyordu. 

Halkevi, resmi yapılar, ileri gelen ailelerin konakları ve Siirt Ulucami bu bölgede toplanmıştı. 

O dönem için “bir avuç” sayılabilecek Siirt’in neredeyse tamamı bu çekirdek alanda hayat buluyordu.


Siirt Ağa’sının evi, Arapça deyimiyle “beyt leğe”, yine buradaydı. 

Akdemir’in aile anlatıları, Şirvan Kormaz Beylerinden Şer Beglere uzanırken; Osmanlı döneminde Siirt’te bulunan atlı tümenin erzak tedariğinin aileleri tarafından sağlandığını aktarıyor. 

Bir Osmanlı fermanında, biriken borçlar nedeniyle tümenin ödeme yapmamasının aileyi nasıl zora soktuğu da sözlü hafızada yerini koruyor.


Hamamlar, Çarşılar ve Sular Altında Kalan Ovalar


Eski Siirt’te çarşılar ve hamamlar üst kesimlerdeydi. Aşağı bölgeler ise ya tarım alanıydı ya da kanalizasyon olmadığı için kış aylarında su altında kalıyor, gölleniyordu. Tatlı su sıkıntısı yaşayan Siirt’te evlere su, sakalar aracılığıyla taşınıyordu.


Bu coğrafi zorunluluk, yerleşimi tepelere sıkıştırmış; korunma ve sağlık (sivrisinek–sıtma) kaygılarıyla şekillenen bir şehir dokusu ortaya çıkmıştı.


Meydan-ı Tayyara ve Askeriyenin Gölgesinde Bir Çocukluk
Siirt’in hemen aşağısında tugay ve askeri alan bulunuyor; pırpır uçakları ve helikopterlerin indiği meydan, halk arasında Arapça “Meyden ıt tayyara” olarak anılıyordu.

 “Alikopter” diye bağıran çocukların hafızasında bu alan, şehrin en canlı noktalarından biriydi.


Ovalara İniş, Deprem Riski ve Kaybolan Tarım
Kanalizasyon sistemlerinin kurulmasıyla şehir ovalara doğru genişledi. 

Ancak bu genişleme;
Tarım alanlarının yapılaşmaya açılması,
Bahçe ve bağların betonlaşması,
Deprem riski açısından yeni kırılganlıklar
gibi sonuçlar doğurdu.


Siirt, doğrudan birinci derece deprem bölgesi olmasa da Van ve Muş gibi yakın merkezlerde yaşanacak büyük depremlerin ciddi risk oluşturabileceği vurgulanıyor. Bu nedenle yeni yapılaşmada sağlamlık ve planlama hayati önem taşıyor.


Maneviyatın Başkenti Siirt


Akdemir’e göre Siirt’in en güçlü yönü, dört bir yanının büyük zatlar ve türbelerle çevrili olması.
Firsef, Halenze, Baykan ve özellikle Ziyaret bölgesi, manevi kimliğin temel taşlarını oluşturuyor.

 Veysel Karani Türbesi, bu zincirin en bilinen halkası.


Bu çerçevede yapılan ziyaretler; Şeyh Musa Türbesi, ardından Tillo ile devam ediyor.


Tillo’da güneş hadisesi düzeneği, kale, cam teras ve eşsiz Botan manzarası ziyaretçileri büyülüyor. İsmail Fakirullah Türbesi ve İbrahim Hakkı Müzesi ise geçmişteki ilim ve astronomi birikiminin somut kanıtları olarak öne çıkıyor.


Rasılhacar’dan Botan’a: Doğanın Asaleti


Tillo’dan sonra rota, Rasılhacar. Karstik oluşumlar, doğal köprüler, mağaralar ve Taşbaşı kaya bloğu; Botan Kanyonunun derin ve asil kıvrımlarıyla birleşiyor.


Eskiden saatler süren yürüyüşlerle ulaşılan bu alanlara artık araçla gidilebilmesi, her yaştan insan için büyük bir imkân sunuyor.

 Ilısu Barajının yükselen suları ise Botan’a yeni bir estetik katmış durumda. Bugün baraj gölünde başlayan tekne turları, Siirt için yeni bir turizm başlığına dönüşüyor.


Sonuç: Kadim Bir Şehir, Geç Kalmış Bir Farkındalık
Urfa, Mardin ve Konya manevi turizmde öne çıkarken; İslam’ın ilk dönemlerinden bu yana ilim, irfan ve evliya geleneğine ev sahipliği yapan Siirt’in hâlâ yeterince tanıtılamadığı vurgulanıyor.


Murat Akdemir’in satırları, Siirt’in yalnızca geçmişini anlatmıyor; aynı zamanda geleceğe dair güçlü bir çağrı yapıyor: Planlı şehirleşme, sağlam yapılar ve hak ettiği manevi–kültürel tanıtım.
(Devamı bir sonraki yazıda…)
Haber: Murat Akdemir – 

Haber Kaynak : HABER MERKEZİ

Haber Editörü

HABER MERKEZİ


Pazartesi Orta kuvvetli yağmurlu 11.1 ° / 6.3 °
Salı Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı 13.2 ° / 7.2 °
Çarşamba Güneşli 14.3 ° / 4.7 °

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.