Siirt’te Dağ Taş Çıplak Kalmamalı: Zaman Ağaçlandırma Seferberliği Zamanıdır

Siirt son yıllarda yakın çevresinde inşa edilen barajlarla birlikte hem kurak görüntüsünden kısmen sıyrıldı hem de doğanın yeniden canlanmaya başladığı bir sürece girdi.

Genel 24.02.2026 12:58:00 0
Siirt’te Dağ Taş Çıplak Kalmamalı: Zaman Ağaçlandırma Seferberliği Zamanıdır

 Siirt’te Dağ Taş Çıplak Kalmamalı: Zaman Ağaçlandırma Seferberliği Zamanıdır


 Barajlarla Değişen Siirt Manzarası


Murat Akdemir yazdı; 

Siirt son yıllarda yakın çevresinde inşa edilen barajlarla birlikte hem kurak görüntüsünden kısmen sıyrıldı hem de doğanın yeniden canlanmaya başladığı bir sürece girdi. 

Botan Vadisi’nde minare boyu derinlikteki sarp kayalıkların arasını dolduran lacivert sular ile Başur havzasındaki daha sığ ve geniş alanlara yayılan göller, kente bambaşka bir mavi kazandırdı.


Göllenen alanların kıyıları kendiliğinden yeşermeye başlasa da bu doğal canlanma yeterli değil. Çünkü mesele sadece suyun varlığı değil; toprağın yeniden ağaçla buluşmasıdır.


 Kaybolan Meşe Ormanları Yeniden Yeşermeli


Bir dönem Siirt, Pervari, Şirvan ve Eruh hattı geniş meşe ormanlarıyla kaplıydı. 

Ancak kömür ve doğalgazın olmadığı yıllarda yakacak ihtiyacı, cehalet ve kontrolsüz kesimler, bu ormanların büyük ölçüde yok olmasına neden oldu.


Yaş-kuru demeden kesilen ağaçlar, çıplak kalan yamaçlar ve ardından gelen erozyon… Toprak adeta akıp gitti.


Bir yanda geçim derdiyle fidanlara yönelen köylüler, diğer yanda kar hırsıyla karne karşılığı kat kat fazla kesim yaptıran odun müteahhitleri… Katır ve eşek sırtında taşınan kaçak odunlar, devasa kamyonlarla şehir dışına götürülen anıt ağaçlar… Sonuç; çevresel bir yıkım oldu.


 Mazeretler Ortadan Kalktı


Bugün tablo farklı.
Artık doğalgaz var.
Artık içme suyu sıkıntısı yok.
Barajlar sayesinde su kaynakları çoğaldı.


Eskinin zorunlulukları bugün mazeret olamaz. Bu nedenle “olan oldu” demek yerine, bozulan ekosistemi onarma zamanıdır.


 Gerçek Bir Ağaçlandırma Seferberliği Şart


Her bahar sembolik birkaç fidan dikmekle yetinmek yerine; kalıcı, planlı ve geniş kapsamlı bir “Ağaçlandırma Seferberliği” başlatılmalı.


Geçmişte dönemin valisi Nuri Okutan öncülüğünde başlatılan fıstık seferberliği nasıl önemli bir fark oluşturduysa, bugün de dayanıklı meşe başta olmak üzere:
Meşe
Siirt fıstığı
Ceviz
Badem
Bölgeye uyumlu diğer türler
ile dağ taş yeniden donatılmalı.
Bu sadece çevre meselesi değil; aynı zamanda ekonomik kalkınma meselesidir. 

Fıstığın artması üreticiyi güçlendirir, ceviz ve badem kırsal geliri artırır, meşe ise toprağı tutar ve erozyonu önler.
 

 Cudi Dağı ve Kadim Coğrafya Vurgusu


Siirt Ürünleri Tanıtım Derneği Başkanı Seyyah Vehip Emrah, konuyu sadece çevre değil, tarih ve medeniyet perspektifiyle de değerlendiriyor.


İslam inancına göre insanlığın iki önemli başlangıç noktası olarak kabul edilen yerlerden biri Arafat Dağı, diğeri ise Cudi Dağı’dır. 

Tufan sonrası ikinci hayatın Cudi Dağı’ndan dünyaya yayıldığına inanılır.


Cudi Dağı uzun yıllar Siirt sınırları içerisinde yer almış, bugün ise şehre yaklaşık 90 kilometre mesafededir. Emrah’a göre bu kadim coğrafya, sadece tarihi ve manevi değil; doğal olarak da yeniden ayağa kaldırılmalıdır.
 

 “Bu 25 Yıllık Tez Bir Gün Tüm Dünyaya Duyurulacak”
Seyyah Vehip Emrah, 25 yıldır savundukları çevre ve medeniyet tezinin bir gün tüm dünyaya duyurulacağına inandıklarını ifade ediyor.


Ona göre;
Siirt sadece barajlarla değil, ormanlarıyla anılmalı.
Sadece mavisiyle değil, yeşiliyle de konuşulmalı.
 

 Gelecek Nesillere Borcumuz Var
Ağaç;
Toprağı tutar.
Suyu korur.
İklimi dengeler.
Nesilleri yaşatır.
Siirt’in dağları yeniden meşeyle buluşmalı. Botan’ın mavisi, meşenin yeşiliyle tamamlanmalı.


Şimdi zaman; formalite değil, gerçek bir seferberlik zamanıdır.
Dağ taş çıplak kalmamalı.

Haber Kaynak : Haber Merkezi

Haber Editörü

Haber Merkezi


Çarşamba 11.9 ° / 3.7 °
Perşembe 10.8 ° / 5.7 °
Cuma 3.7 ° / 1.3 °

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.