SİLVAN’IN İRFAN ÇINARI: SEYDA MOLLA YAHYA FERHANDÎ (1859–1951)

Diyarbakır’ın Silvan ilçesine bağlı Kayadere (Ferhand) köyünde 1276/1859 yılında dünyaya gelen Seyda Molla Yahya Ferhandî, yarım asrı aşan tedris hayatı boyunca yüzlerce talebe yetiştiren, bölgenin ilim ve irfan geleneğinde

Genel 1.03.2026 13:19:00 0
SİLVAN’IN İRFAN ÇINARI: SEYDA MOLLA YAHYA FERHANDÎ (1859–1951)

SİLVAN’IN İRFAN ÇINARI: SEYDA MOLLA YAHYA FERHANDÎ (1859–1951)


Diyarbakır’ın Silvan ilçesine bağlı Kayadere (Ferhand) köyünde 1276/1859 yılında dünyaya gelen Seyda Molla Yahya Ferhandî, yarım asrı aşan tedris hayatı boyunca yüzlerce talebe yetiştiren, bölgenin ilim ve irfan geleneğinde müstesna bir yer edinen müderrislerden biri olarak hafızalarda yaşamaya devam ediyor.


Uzun beyaz sakalı, vakur duruşu ve derin bakışlarıyla talebelerinin zihninde bir ilim rehberi olarak yer eden Seyda Molla Yahya, yalnızca bir medrese hocası değil; aynı zamanda bir ahlak mektebi, bir hikmet kaynağı ve bir sulh merciiydi.


KÖKLÜ BİR SOYDAN GELEN İLİM YOLCUSU


Aslen Kulp ile Muş arasındaki bölgede yer alan Xiyan aşiretine mensup Malamelikî köyünden olan Seyda Molla Yahya’nın ailesi, ilim ve takva geleneğiyle tanınan bir silsileye dayanıyordu. 

Babası Molla Hacı, dönemin saygın müderrislerinden biri olarak Muş’un Çiriş köyünde imamlık ve müderrislik yapmış, ardından Silvan’ın Ferhand köyüne davet edilerek burada ilim hizmetine başlamıştı.


Molla Hacı’nın Ferhand’e yerleşmesiyle birlikte bölge, güçlü bir medrese geleneğine kavuştu. İşte bu ilim ocağında yetişen küçük Yahya, daha çocuk yaşta Kur’an ve temel ilimleri babasından öğrenerek tahsil yolculuğuna adım attı.


ZOR ŞARTLAR ALTINDA İLİM TAHSİLİ


O dönemin medrese hayatı bugünün imkânlarından oldukça uzaktı. 

Talebeler kimi zaman aç, kimi zaman tok; kimi zaman bir odada hem ders görüp hem yatıp kalkarak ilim tahsil ediyordu.

 Aynı kitabı, aynı kaşığı, hatta aynı yatağı paylaşan fakiler, ilim uğruna büyük fedakârlıklar gösteriyordu.


Seyda Molla Yahya da Silvan Müftüsü Seyda Molla Ahmet’ten ders aldıktan sonra Muş’a giderek meşhur Seyda-i Hacı Tayyib’in medresesinde okudu.

 Ardından Bismil’in Tilşahmi köyünde Şeyh Ömer Efendi’den icazet aldı. Ancak bununla yetinmedi; Belli köyünde Seyda Molla Said Bellî’nin medresesine giderek hem ilmî hem tasavvufî icazet alarak kendisini iki kanatlı bir ilim yolcusu olarak yetiştirdi.


FERHAND MEDRESESİ: BİR İLİM MERKEZİ


Tahsilini tamamladıktan sonra Ferhand köyüne dönerek babasıyla birlikte ders vermeye başlayan Seyda Molla Yahya, babasının vefatından sonra medresenin yükünü tek başına omuzladı.


Ferhand Medresesi’nde eğitim, Elif-ba’dan başlayıp Kur’an, itikad, fıkıh ve Arap dili gramerine kadar uzanan klasik medrese müfredatıyla yürütülüyordu.

 Bölgenin Şafii mezhebine mensup olması sebebiyle Şafii fıkhı ağırlıklı okutuluyor, dersler Arapça metin üzerinden, açıklamalar ise Kürtçe yapılıyordu.


Ancak Ferhand Medresesi’ni farklı kılan en önemli hususlardan biri, Kur’an tilavetine ve tecvide verilen özel önemdi. Hangi seviyede olursa olsun her talebe düzgün kıraat eğitimi almak zorundaydı

. Ayrıca isteyen talebelere Farsça gramer ve Bostan-Gülistan gibi klasik eserler de okutuluyordu.


HAVRÜK BAHÇESİ: İLME VAKFEDİLEN MEKÂN


Seyda Molla Yahya’nın şahsına ait olan ve köyün bitişiğinde yer alan “Havrük” isimli meyve bahçesi de talebelere vakfedilmişti. Talebeler burada ders çalışır, metin ezberler ve dinlenirdi.


Rivayete göre bir bahar günü, Havrük bahçesinde ders sonrası sara hastalığı bulunan bir talebesi nöbet geçirir ve Seyda’ya sarılarak birlikte su dolu havuza düşerler. 

Diğer talebeler tarafından kurtarılan bu olaydan sonra söz konusu talebenin bir daha nöbet geçirmediği anlatılır.

 Bu hadise, talebeler arasında Seyda’nın manevi nüfuzunun bir işareti olarak dilden dile aktarılmıştır.


SADE, MÜTEVAZI VE ADALET SAHİBİ


Seyda Molla Yahya yalnızca bir müderris değil; aynı zamanda köyün imamı, hatibi, müezzini, hatta fetva ve sulh merciiydi.

 Köyde çıkan anlaşmazlıklar çoğu zaman resmi makamlara gitmeden onun huzurunda çözülürdü.
Mütevazı hayatı, dini hassasiyeti ve adaletli yaklaşımıyla tanınan Seyda, ilmi bir makam aracı değil, hizmet vesilesi olarak görmüştü. Ömrünün sonuna kadar ders vermeye devam etti.


1951’DE HAKKA YÜRÜDÜ


Uzun ve bereketli bir ömrün ardından Seyda Molla Yahya Ferhandî, 20 Ekim 1951 tarihinde vefat etti.

 Ardında yetiştirdiği onlarca alim, yüzlerce talebe ve Silvan başta olmak üzere bölge medreselerinde devam eden bir ilim mirası bıraktı.


Bugün Ferhand köyünde ve çevresinde adı hâlâ saygıyla anılan Seyda Molla Yahya, medrese geleneğinin fedakâr temsilcilerinden biri olarak tarihteki yerini koruyor.


Anahtar Kelimeler: Molla Yahya, el-Ferhandî, Silvan, Medrese, Şafii Fıkhı, Tasavvuf.

Haber Kaynak : Haber Merkezi

Haber Editörü

Haber Merkezi


Pazartesi 6.3 ° / -1.3 °
Salı 8.9 ° / -0.4 °
Çarşamba 7.6 ° / 1.6 °

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.