Üstâd-ı A’zâm Seydâ: Abdurrahmân Tâgî Hazretlerinin İlim ve İrşad Yolculuğu

On dokuzuncu yüzyıl Anadolu’sunun en büyük velîlerinden biri olarak kabul edilen Abdurrahmân Tâgî Hazretleri, ilmiyle, irfanıyla ve yetiştirdiği talebelerle yalnızca yaşadığı dönemi değil, kendisinden sonraki asırları da etkilemiş

Genel 15.02.2026 16:45:00 0
Üstâd-ı A’zâm Seydâ: Abdurrahmân Tâgî Hazretlerinin İlim ve İrşad Yolculuğu

Üstâd-ı A’zâm Seydâ: Abdurrahmân Tâgî Hazretlerinin İlim ve İrşad Yolculuğu

On dokuzuncu yüzyıl Anadolu’sunun en büyük velîlerinden biri olarak kabul edilen Abdurrahmân Tâgî Hazretleri, ilmiyle, irfanıyla ve yetiştirdiği talebelerle yalnızca yaşadığı dönemi değil, kendisinden sonraki asırları da etkilemiş müstesna bir şahsiyettir.

 Halk arasında “Seydâ” ve “Üstâd-ı A’zâm” lakaplarıyla anılan bu büyük mürşid, 1831 yılında Şirvan’da dünyaya gelmiş, 1886 yılında Bitlis vilayetine bağlı Nurşîn’de Hakk’a yürümüştür. Kabri bugün de Güroymak (Nurşîn)’de ziyaretgâh olarak muhafaza edilmektedir.

Sûfî Bir Ailenin Evladı

Babası Molla Mahmûd Efendi; zahirî ilimlerde derin, amelinde titiz ve tasavvuf yolunda kemâl sahibi bir zât idi. Annesi Meyâsin Hanım ise seyyide olup Hz. Hüseyin Efendimizin soyundandır.

 Bu mânevî iklimde yetişen Abdurrahmân Tâgî, daha çocuk yaşta akranlarından farklı bir olgunluk sergilemiş; oyun ve boş işlerden uzak, ilim ve ibadetle meşgul bir hayat sürmüştür.

Kendi ifadesiyle:

“Allah’tan gâfil olmazdım. Çocukların arasında kendimi kusurlu görürdüm.”

Bu söz, onun daha küçük yaşlarda dahi kalbî uyanıklık içinde olduğunu göstermektedir.

İlimde Derinlik, Tasavvufta Arayış

Şâfiî fıkhının temel eserlerini okudu, Arapça ilimlerde derinleşti ve devrinin büyük âlimlerinden icazet aldı. Bir müddet medresede müderrislik yaptı. 

Ancak onun gönlü yalnız zahirî ilimle yetinmiyor, hakikate ulaştıracak kâmil bir mürşid arıyordu.

Bu arayış onu nihayet büyük velî Seyyid Sıbgatullah Arvâsî Hazretlerine götürdü. Külat’a yaptığı yolculuk, hayatının dönüm noktası oldu. 

Seyyid Sıbgatullah Arvâsî’nin himayesinde kısa sürede tasavvuf yolunda yüksek derecelere ulaştı.

Kendi ifadesiyle, önceki mânevî hâllerinin çoğunu “gaflet” sayacak kadar derin bir dönüşüm yaşadı.

Kadılık Görevi ve Tekrar İrşada Dönüş

Hocası tarafından Ispahart’ta kadılıkla görevlendirildi. İki yıl boyunca adaletle hizmet etti. Ancak gönlü yine irşad ve sohbet meclislerinde idi. Kadılıktan ayrılarak tamamen tasavvufî hizmete yöneldi.

Dokuz yıl boyunca hocasının hizmetinde bulundu. 

Nihayet icazet alarak insanları irşad etmekle vazifelendirildi. Nurşîn’e yerleşti ve on sekiz yıl boyunca bölge halkını ilim ve irfanla buluşturdu.

“Yolumuz Sohbet Yoludur”

Abdurrahmân Tâgî Hazretleri’nin en dikkat çekici vurgularından biri “sohbet”tir. Şöyle buyurmuştur:

“Yolumuz sohbet yoludur. Sohbet ehlinin ev sahibi Allah’tır.”

Ona göre cehrî Kur’an okumak ve sohbet, evlerden zulmeti kaldırır. 

Halvethane geleneğini benimsememiş; Sıddîkiyye/Hâlidiyye yolunda toplu irşadı esas almıştır.

Zikir Anlayışı

Zikrin şekilden ziyade hâl olduğunu vurgulamış; tesbih sayısına takılmanın değil, kalbin hazır olmasının önemli olduğunu belirtmiştir. 

Zikirde tevhid bilincinin esas olduğunu ifade etmiştir.

Talebeleri ve Mirası

Yetiştirdiği halifeler arasında Fethullah Verkânîsî, Abdülkâdir Hizânî, Muhammed Sâmî Erzincânî gibi önemli isimler yer alır.

 Oğlu Muhammed Ziyâüddîn Nurşînî de büyük bir âlim olarak yetişmiş ve sonraki nesiller üzerinde etkili olmuştur.

Sözleri, halifesi İbrahim Çukruşî tarafından “İşârât” adıyla toplanmıştır. Bu eser, tasavvuf ehli için kıymetli bir kaynak olarak kabul edilmektedir.

Son Günleri ve Vefatı

Son hastalığında dahi sünnet namazlarını ayakta kılmaya gayret etmiş, gece ibadetini terk etmemiştir.

 Talebelerine edep, ihlâs ve birlik tavsiyesinde bulunmuştur.

1886 yılı Aralık ayında Nurşîn’de vefat etmiş; kalabalık bir cemaat tarafından defnedilmiştir. Kabri bugün de ziyaret edilmektedir.

Gazeteci Gözüyle Değerlendirme

Abdurrahmân Tâgî Hazretleri, yalnızca bir tarikat büyüğü değil; aynı zamanda Anadolu’nun sosyal dokusunu şekillendiren bir ilim ve irfan önderidir. 

Onun hayatında üç temel çizgi öne çıkar:

İlimle temellenmiş tasavvuf

Sohbet ve toplumsal irşad anlayışı

Dünya makamlarına karşı mesafeli duruş

Bugün Nurşîn’den yükselen bu mânevî miras, Doğu Anadolu’nun tasavvuf haritasında hâlâ canlılığını korumaktadır.

 İlme dayalı irfan anlayışı, edep vurgusu ve sohbet merkezli eğitim modeli; modern çağda dahi üzerinde düşünülmesi gereken güçlü bir gelenek olarak karşımızda durmaktadır.

Haber Kaynak : Haber Merkezi

Haber Editörü

Haber Merkezi


Pazartesi 14.3 ° / 3.1 °
Salı 15 ° / 6.9 °
Çarşamba 16.5 ° / 7 °

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.