Verkanıs’ın İlim ve İrfan Mirası: Şeyh Muhammed Haniyê Reş’ten Fethullah-ı Verkânisî’ye Uzanan Manevi Zincir
Siirt’in Baykan ilçesine bağlı Kasımlı Köyü, bilinen adıyla Verkanıs, asırlardır hem şecere geleneği hem de tasavvufî irfan halkasıyla bölgenin en önemli merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor.
Verkanıs’ın İlim ve İrfan Mirası: Şeyh Muhammed Haniyê Reş’ten Fethullah-ı Verkânisî’ye Uzanan Manevi Zincir
Siirt’in Baykan ilçesine bağlı Kasımlı Köyü, bilinen adıyla Verkanıs, asırlardır hem şecere geleneği hem de tasavvufî irfan halkasıyla bölgenin en önemli merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. Paylaşılan yeni bilgilerle birlikte Verkanıs’ın manevi silsilesi daha net bir şekilde ortaya çıkıyor.
Şecere: Hz. Ömer’den Şeyh Muhammed Haniyê Reş’e
Verkanıs geleneğinde aktarılan şecereye göre silsile şu şekilde devam ediyor:
Hz. Ömer (r.a.)
Hz. Abdullah (r.a.)
Hz. Abdulaziz (r.a.)
Hz. Ömer (r.a.)
Abdulmennan
Abdulhennan
Sofi Kasım
Mehdi Mahin
Şeyh Sultan Şehmus El-Mardini (Şeyh Musa bin Mahin ez-Zuhi)
Şeyh Muhammed Sait
Şeyh Muhammed Haniyê Reş
Bu zincir, Verkanıs’taki manevi ocağın köklerini Hz. Ömer (r.a.) nesline dayandıran güçlü bir geleneksel aktarımı yansıtıyor.
Mardin’den Verkanıs’a Hicret: Bir Yaylanın Köye Dönüşmesi
Rivayetlere göre Şeyh Muhammed, Sultan Şeyhmus El-Mardini’nin torunudur ve oğlu Muhammed Sait kolundan gelmektedir.
Peygamber Efendimizin “ahir zamanda güçlü iman sahipleri dağlarda olacak” meâlindeki hadisine inanarak Mardin’den hicret etmiş, dönemin Varı Kasım yaylasına gelmiş ve Kasım Ağa ile anlaşarak çobanlık yapmaya başlamıştır.
Beylik sistemiyle yönetilen bölgede Derzin Kalesi Beyi ile Kasım Ağa arasında vergi ihtilafı yaşanırken, bolluk ve bereketin artması dikkat çekmiştir.
Halk arasında anlatılan “sur kerameti” ve “kırk böbrek hadisesi”, Şeyh Muhammed’in velayetine dair en çok aktarılan menkıbeler arasında yer almaktadır.
Bu olayın ardından yaylanın kendisine verilmesiyle Varı Kasım zamanla bugünkü Verkanıs köyüne dönüşmüştür.
14.-15. Yüzyıllarda Büyük Bir İlim Merkezi
Rivayetlere göre Verkanıs 14. ve 15. yüzyıllarda 800 haneye kadar ulaşmış büyük bir yerleşimdi. Köy mezarlığı, yetişen alim ve velilerin sessiz şahidi olarak gösterilmektedir.
Verkanıs’ta yetişen önemli şahsiyetler arasında:
Şeyh Hüseyin El-Mecnun
Fethullah El-Verkanisî
Şeyhmus
gibi isimler öne çıkmaktadır.
Şeyhmus Hakkındaki Tartışmalar
Bazı internet kaynaklarında Şeyhmus’un çok zengin olduğu ancak sonunda kefen bulamadığı iddia edilmektedir.
Yerel anlatıma göre ise 19. yüzyıl başındaki kıtlık döneminde kazan kurarak halka çorba dağıtmış, malını hayır yolunda sarf etmiştir.
Vefatında yorgan yüzüyle kefenlenmesi ağır kış şartlarından kaynaklıdır; bunun cimrilikle ilgisi bulunmadığı belirtilmektedir.
Fethullah-ı Verkânisî: İlmin ve Tasavvufun Büyük İsmi
yüzyılda Anadolu’da yetişen büyük velilerden biri olan Fethullah-ı Verkânisî, Siirt’in Minar nahiyesine bağlı Verkanıs köyünde doğdu. 1899 (H.1317) yılında Bitlis’te vefat etti. Kabri Bitlis merkezde bulunmaktadır.
Babası Şeyh Musa el-Mardini’dir.
Medrese tahsili sonrası Nakşibendiyye yolunun büyüklerinden Abdurrahman Tâhî (Tâgî) hazretlerine talebe oldu. Uzun yıllar hizmet etti ve icazet aldı. Hocası vefat ederken onu halife tayin etti.
Kızı Tayyibe Hatun ile evlenerek akrabalık bağı kurdu. İnsanlara İslamiyet’i anlatmak için köy köy dolaştı. Pek çok talebe yetiştirdi. Oğlu Alaüddin-i Uhinî de önemli halifelerindendir.
İrşad Hayatı ve Keramet Rivayetleri
Fethullah-ı Verkânisî:
Kışın kızakla köylere irşada gitti.
Muhammed Ziyaüddin Nurşini’yi yetiştirip irşad makamına oturttu.
Birinci Dünya Savaşı döneminde talebeleriyle mücadele eden Nurşini onun en önemli halifelerinden oldu.
Vefatından önce birçok işaret verdiği, rüyalar ve kerametlerle bunu haber ettiği aktarılmaktadır.
Ölüm anında:
Gusül aldı
Kıbleye yönelerek yattı
Misvak kullandı
Yasin suresi okundu
“Lâ ilâhe illallah” diyerek ruhunu teslim etti
1899 yılında Bitlis’te vefat etti ve evinin yanına defnedildi.
Verkanıs: Dört Devlet Görmüş Kadim Yerleşim
Anlatımlara göre Verkanıs:
Emeviler
Abbasiler
Osmanlılar
Türkiye Cumhuriyeti
dönemlerini yaşamış tarihi bir köydür.
Köyün düşmanlar tarafından yakılmak istendiği ancak muvaffak olunamadığı; kötü niyetli kişilerin yaklaşınca önünü göremez hale geldiği yönündeki rivayetler, bölge halkı tarafından manevi korunmuşluk göstergesi olarak kabul edilmektedir.
Sonuç
Verkanıs yalnızca bir köy değil; Hz. Ömer (r.a.)’a dayandırılan şeceresi, Şeyh Muhammed Haniyê Reş’in hicreti, Şeyh Sultan Şehmus El-Mardini’nin kökleri ve Fethullah-ı Verkânisî’nin ilim ve tasavvuf geleneği ile Anadolu’nun en güçlü manevi merkezlerinden biridir.
Bugün Bitlis’te türbesi ziyaret edilen Fethullah-ı Verkânisî ve Verkanıs’taki manevi silsile, bölgenin hafızasında yaşamaya devam etmektedir.
Allah cümlemizi bu büyük zatların himmetine nail eylesin.




