Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyonu kalıcı şekilde düşürmek amacıyla üretim odaklı yeni bir ekonomik hamle başlatıldığını açıkladı. Gıdadan konuta, enerjiden lojistiğe kadar 5 ana sektörde arzı artırmaya yönelik kapsamlı bir seferberlik yürütüleceğini belirten Yılmaz, 2026 yılına ilişkin dikkat çeken ekonomik hedefleri de paylaştı.
Ankara’da düzenlenen iş dünyası buluşmasında konuşan Yılmaz, Türkiye ekonomisinin son yıllarda küresel ortalamanın üzerinde büyüme performansı gösterdiğini ifade etti.
Yılmaz, 2026 itibarıyla Türkiye ekonomisinin ilk kez 1,5 trilyon doların üzerine çıkmasının beklendiğini söyledi. Kişi başına gelirin 18 bin dolara yaklaşacağını belirten Yılmaz, bu verilerle Türkiye’nin:
Nominal dolar bazında dünyanın 16’ncı,
Satın alma gücü paritesine göre ise 11’inci büyük ekonomisi
konumuna yükseleceğini ifade etti.
Bu hedeflerin, enflasyonla mücadele programının kararlılıkla uygulanmasına bağlı olduğunu vurguladı.
Mayıs 2024’te yüzde 75,5 seviyesine kadar çıkan enflasyonun önemli ölçüde gerilediğini belirten Yılmaz, genel yönün daha düşük enflasyon ve daha istikrarlı bir finansal ortam olduğunu söyledi.
2026 yılının finansa erişim açısından daha olumlu bir dönem olacağını ifade eden Yılmaz, makro istikrar politikalarının yanı sıra reel sektöre yönelik seçici desteklerin süreceğini kaydetti.
Yılmaz, fiyat artışlarını kalıcı şekilde kontrol altına almanın yolunun üretimi artırmaktan geçtiğini belirterek öncelikli sektörleri şöyle sıraladı:
Tarımsal üretimde verimliliği artırmak için sulama yatırımlarına hız verilecek. Nitelikli gıda projeleri finansman destekleri kapsamına alınacak. Amaç, arzı artırarak fiyat baskısını azaltmak.
500 bin sosyal konutluk yeni bir hamle planlanıyor. Enerji verimli ve daha tasarruflu 2+1 konut modellerine öncelik verilecek. Artan kira ve konut fiyatlarına karşı arz yönlü çözümler geliştirilecek.
Yenilenebilir enerji yatırımları hızlandırılacak. Bürokratik süreçler sadeleştirilecek. Dışa bağımlılığın azaltılmasıyla hem cari açığın hem enflasyonun düşürülmesi hedefleniyor.
Demiryolları öncelikli olacak. Organize sanayi bölgelerini limanlara bağlayan hatlar güçlendirilecek. Lojistik maliyetlerin azaltılması fiyatlara doğrudan yansıyacak.
Eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki uyum artırılacak. Nitelikli istihdam ve yeni iş modelleri desteklenecek.
Yılmaz, ekonomik programın disiplinli şekilde sürdürüldüğünü belirterek, bazı hedeflerde zamanlamaya bağlı sapmalar yaşanabileceğini ancak asıl önemli olanın doğru politikaların istikrarlı biçimde uygulanması olduğunu ifade etti.
Kamu, özel sektör ve sivil toplum iş birliğiyle Türkiye’nin uzun vadeli kalkınma hedeflerine ulaşacağını vurgulayan Yılmaz’ın açıklamaları, ekonomi çevrelerinde “üretim odaklı yeni dönem” olarak yorumlandı.
Ekonomi yönetiminin 5 ana sektöre odaklanması, önümüzdeki dönemde fiyatlar ve büyüme rakamlarının nasıl şekilleneceği sorusunu da beraberinde getiriyor. 2026 yılı, bu politikaların sonuçlarının daha net görüleceği bir dönem olacak gibi görünüyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.