Şakir EROL - Gazeteci/Yazar

Tarih: 06.03.2026 11:06

Kimse Kendini Vazgeçilmez Sanmasın: Makamlar Geçici, İyi Niyet Kalıcıdır

Facebook Twitter Linked-in

Kimse Kendini Vazgeçilmez Sanmasın: Makamlar Geçici, İyi Niyet Kalıcıdır, Saltanat bir yerde biter, geldiğin gibi gidersin,

Yakın çevresindeki değişimleri ve insan ilişkilerindeki kırılmaları gözlemleyen bir gazetecinin kaleminden; makam, güç ve kibir üzerine düşündüren çarpıcı bir değerlendirme.


Makamların Büyüttüğü Değil, İnsanlığın Yücelttiği İnsanlar


Hayatın en büyük yanılgılarından biri, bazı insanların bulundukları makamın, yetkinin veya imkanların kendilerine ebedi bir güç verdiğini sanmalarıdır. 

Oysa tarih de hayat da bize defalarca göstermiştir ki hiçbir makam, hiçbir güç ve hiçbir saltanat sonsuza kadar sürmez.
Bugün çevremize baktığımızda ne yazık ki bazı insanların kendilerini adeta dev aynasında gördüklerine şahit oluyoruz. 

Dün aynı sofrayı paylaştıkları, aynı yolu yürüdükleri, aynı mücadeleyi verdikleri insanları görmezden gelenler, makamın verdiği geçici gücün sarhoşluğuna kapılabiliyor.
Oysa gerçek hayat, bu tür yanılgıların en büyük öğretmenidir.


Güç ve Makamın Sınavı


İnsanlar çoğu zaman yoklukla değil, varlıkla sınanır.
Makamla, yetkiyle ve güçle sınanır.
Bir insanın karakteri, sahip olduğu imkanlarla ortaya çıkar. 

Eğer o kişi bulunduğu konumu insanlara hizmet etmek yerine kendini büyütmek için kullanıyorsa, o makam aslında onun karakterinin aynası haline gelir.


Unutulmamalıdır ki:
Hiçbir makam kalıcı değildir.
Hiçbir yetki sonsuza kadar sürmez.
Hiçbir insan vazgeçilmez değildir.


Bugün koltukta olan yarın olmayabilir. Bugün güçlü görünen yarın sıradan bir vatandaş olabilir. Hayatın değişmeyen tek gerçeği değişimin kendisidir.


Kimse Hint Kumaşı Değil


Toplum içinde zaman zaman bazı insanların kendilerini bulunmaz Hint kumaşı gibi gördüklerine şahit oluyoruz. 

Oysa gerçek hayatta hiç kimse vazgeçilmez değildir.


İnsanların değeri makamlarından değil; karakterlerinden, samimiyetlerinden ve insanlara karşı gösterdikleri dürüstlükten gelir.
İyi niyetli olmak, açık sözlü olmak, samimi olmak ve tek yüzlü olmak; her zaman kazanır.


Çünkü insanlar er ya da geç kimin samimi, kimin çıkarcı olduğunu görür. Kimin gerçekten insanlara değer verdiğini, kimin ise sadece çıkar peşinde koştuğunu zaman mutlaka ortaya çıkarır.   

Yetkin ve varlığın makamda bulunduğun kadardır.


Makam Değil, Vicdan Kazanır


Toplumun en çok ihtiyaç duyduğu şey; kibir değil tevazu, çıkar değil samimiyet, gösteriş değil dürüstlüktür.


Gerçek anlamda kalıcı olan; insanların kalbinde bırakılan izdir.
Bir insanın arkasından söylenen şu söz, aslında en büyük makamdır:
“İyi bir insandı.”


Çünkü makamlar unutulur, koltuklar değişir, yetkiler biter. Ama insanların kalbinde bırakılan iz yıllarca yaşar.
Son Söz: Hayat Kimseye Garanti Vermiyor
Kimse bulunduğu yere güvenmesin.
Kimse makamının sonsuza kadar süreceğini düşünmesin.


Hayat, herkese aynı mesajı verir:
Geldiğin gibi gidersin.
Geride bırakacağın tek şey; yaptıkların, söylediklerin ve insanlara nasıl davrandığındır.


Bu yüzden insanın gerçek gücü makamında değil, vicdanında olmalıdır.
Çünkü sonunda kazanan;
iyi niyetli, dürüst, samimi ve gerçek olanlardır.

NOT: Son dönemlerde güzel bir fırıldaklır uygulanıyor, valla kusura bakmayın bilmiyordum, unuttum, bir, dahakine,deyip oyalama ile karşındakini geçistirdiğini düşünenler unutmasın kendisi kadar karşındaki kişi de elbette uyanıktır, evet yara bir anlık tedavi olur ama o yara izi hep kalır, artık fırıldaklığı bırakın herkes sizin kadar günü geldiğinde fırıldaktir.
 Selametle 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —