Regaib Gecesi, Dua ve Ümmetin Ortak Vicdanı
Üç ayların manevi iklimine açılan kapı olan Regaib Gecesi; sadece bireysel arınmanın değil, ümmet bilincinin, adalet arayışının ve insanlığın ortak vicdanının yeniden hatırlandığı müstesna zamanlardan biridir. Bu gece, kalbin Rabbine yöneldiği kadar, aklın ve vicdanın da sorumluluklarını sorguladığı kutlu bir duraktır.
Ümmet-i Muhammed’in Regaib Gecesi’ni tebrik ederken yapılan dualar, yalnızca kişisel kurtuluş dileklerinden ibaret değildir. Bu dualar; adil bir düzenin, yeniden büyük Türkiye idealinin, lider ülke Türkiye vizyonunun ve İslam dünyasının birlik ve dirliğinin inşasına yönelmiş samimi yakarışlardır.
Bugün dünyanın gözü önünde yaşanan zulümler, özellikle Gazze, Filistin ve Mescid-i Aksa ekseninde derinleşen insanlık dramı, Regaib Gecesi’nde yükselen duaların neden bu kadar yakıcı ve gerçek olduğunu açıkça göstermektedir. İsrail’in ve siyonizmin insanlığın başına musallat ettiği bela ve musibetlerin, yine kendi elleriyle kurdukları zulüm düzenine dönmesi temennisi, bir öfkenin değil; adaletin, ilahi dengeye olan inancın sesidir.
Bu gece edilen dualarda “mücahid kardeşlerimizin zaferi” ifadesi, sadece bir savaş çağrısı değil; zulme karşı direnen onurlu duruşun, inancın ve sabrın sembolüdür. Çünkü zafer, yalnızca cephede değil; imanla, ahlakla ve adaletle kazanılır.
Bediüzzaman Said Nursî’nin Lem’alar’da ifade ettiği gibi; hastalıklar ve musibetler, insanın aczini ve zaafını hissettirerek onu Rabb-i Rahîm’ine yöneltir. Bu yöneliş, riyadan uzak, hâlis bir ubudiyettir. Sabırla karşılanan her musibet, şükürle yoğrulduğunda ibadete dönüşür; hatta her bir saati bir gün ibadet hükmü kazanır.
Regaib Gecesi ve Cuma’nın feyzi işte tam da bu noktada anlam kazanır. Bu mübarek zamanlar; imanımızın kemale ermesi, kalplerimizin inşirah bulması, sağlığımızın, sabrımızın ve istikametimizin daim olması için bir fırsattır. Rabbimizden niyazımız; ömrümüzün her anını O’nun rızasına uygun yaşamayı bizlere lütfetmesidir.
Bugün edilen dualar; sadece kendimiz için değil, anne-babalarımız, tüm inananlar ve hatta tüm insanlık içindir. Affı seven, Rahman ve Rahim olan Rabbimizden dileğimiz; bizleri bağışlaması, cehennem ateşinden muhafaza etmesi ve Peygamber Efendimiz’e, âline ve ashabına sonsuz salât ve selamlar eylemesidir.
Regaib Gecesi’nin ve Cuma’nın bereketi; dualarımızda samimiyet, hayatlarımızda adalet, duruşumuzda ise merhamet olduğu sürece hepimizin üzerine olacaktır.
Hayırlı Cumalar…
